SİYASET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SİYASET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2026 Salı

Zafer Partisi’ne Yıpratma Operasyonu Çöktü-Yılmaz Parlar

    

  • ANASAYFA EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV
  • SAĞLIK GÜNCEL MAGAZİN SİNEMA KÜLTÜR SANAT
  • Zafer Partisi'nden Etik Siyaset Dersi

    Zafer Partisi Artık Kilit Bir Partidir- Bu Tip Saldırılar Artacaktır Yıpratma Operasyonu Çöktü

    Zafer Partisi’ne Kurulan Tuzak Boşa Düştü

     Özdağ'ın Liderliğinde Kurumsal Disiplin Öne Çıktı

    Ümit Özdağ'ın Ölçülü ve İlke Odaklı Tavrı Siyasete Nefes Aldırdı

    Zafer Partisi, parti içindeki son gelişmelere ilişkin duyurduğu resmî açıklamayla hem siyasette kurumsal disiplinin hem de etik yönetim anlayışının örnek bir uygulamasını sergiledi.

    Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın kararlı, şeffaf ve ilkeli duruşu, Türk siyasi tarihinde ender görülen bir liderlik örneği olarak yorumlandı.

    Zafer Partisi Artık “Hedefte Olan” Bir Kilit Partidir

    Yaşanan olay, partinin artık Türkiye siyasetinde belirleyici bir konuma geldiğinin açık göstergesidir. Yükselen her siyasi hareket, özellikle de toplumda karşılık bulan milliyetçi-muhafazakâr bir çizgi, benzer operasyonlara maruz kalır.

     “Partinin yolu açıldıkça, yıpratma girişimleri artacak; içeriden ve dışarıdan farklı yöntemlerle denemeler yapılacaktır.”

    Ancak, Parti bünyesinde; Güçlü bir etik kurulu, Teşkilatlar için net bir davranış çerçevesi, İtibar yönetimi ve kriz kontrol protokolü, Parti içi görev tanımları keskin sınırlarla belirlendiği muhakkakdır.

     Bundan sonraki süreçte de benzer girişimler etkisiz kalacağı aşikardır.

    "Kişilere Değil, Kurallara Bağlı" Yönetim Anlayışı

    Parti yönetimi, ilgili görev değişikliğini duyururken süreci hiçbir şekilde kişisel tartışmalara indirgemeden, tamamen kurumsal çerçevede ele aldı.

    Bu yaklaşım, siyasette sık rastlanmayan bir olgunluk ve ciddiyet örneği olarak öne çıktı. Özdağ'ın hiçbir spekülasyona girmeden, hiçbir kişiyi hedef almadan, yalnızca parti ilkeleri ve etik standartlar temelinde hareket etmesi, kamuoyundaki "temiz siyaset" arayışına cevap verdi.

    Sosyal Medyada Etik İhlal Uyarısı ve Önemi

    Parti içi düzenlemeyle ilgili süreçte, Hasan Öztürk'ün sosyal medya paylaşımlarının incelenmesi ve etik açıdan uygun bulunmayan davranışların tespit edilmesi, Zafer Partisi'nin bu konudaki titizliğini gösterdi.

    Bu inceleme, partinin "gölge şüpheye dahi izin vermeyen" disiplin anlayışının bir parçası olarak kayda geçti. Konunun önemi, siyasette güven ve şeffaflığın her davranışta aranması gerektiği gerçeğini bir kez daha ortaya koydu.

    Görevden alma kararı duygusal değil, etik ve disiplin gerekçelerine dayandırıldığı için hem hukuken hem kamu vicdanında güçlü bir zemine oturmuştur. Nesneldir, İlkeli ve tutarlıdır. Taraf olmayıp hakemlik görüşüyle alınmıştır.  

    Bu tavır, kin gütmeyen, rövanş aramayan, siyasi kavgaya dönüştürmeyen, Parti disiplininden taviz vermeyen bir liderlik tarzının dışa yansımasıdır.

    Güçlü liderlik ve Parti disiplinine verilen önemin göstergesidir.

    Bu yüzden mesele, aslında bir kişisel sorun değil; partinin geldiği güçlü konuma yapılan taktik saldırı olarak değerlendirilmelidir.

    Zafer Partisi Artık Kilit Bir Partidir

    Bu Tip Saldırılar Artacaktır

    Partinin hızlı yükselişi ve sahadaki etkisi, bazı çevrelerin paniklemesine ve yıpratma girişimlerine yönelmesine sebep olacaktır.

    Bu durum, aslında Zafer Partisi’nin geldiği stratejik konumun bir göstergesidir.

    Bu tür operasyonlara karşı Partinin kurumsal bağışıklık sistemi güçlüdür. Bu tip saldırılara karşı dayanıklılık testini başarıyla geçtiğini göstermesidir.

    Türk siyasi tarihinde benzer örnekler çoktur. Ne zaman bir parti hızla yükselse, çeşitli aktörler aynı yöntemlere başvurmuşlardır. Şahıs üzerinden saldırı, İftirayla algı operasyonları, Parti içinden bir kişiyi kullanma denemeleri, Sosyal medya manipülasyonları…

    Bugün yaşananlar da; Partinin yükseliş hızından rahatsız olan odakların, Güçlü liderliğin etrafındaki bağı kırmak isteyen çevrelerin, Siyasi ağırlığı dağıtmayı hedefleyen girişimlerin çok daha artacağının işaretidir

    Analistler ve Kamuoyundan Övgü Yağdı

    Siyasi analistler, Özdağ'ın tutumunu "Türkiye'de uzun süredir özlenen devlet terbiyesi ve siyasi ahlakın somut temsili" olarak nitelendirirken, sosyal medya kullanıcıları ve yorumcular da bu kararlı tavrı "kurumsal olgunluk" olarak değerlendirdi.

    Özdağ'ın dürüstlük, şeffaflık, toplumsal sorumluluk bilinci ve lidere yakışır kararlılığı en çok vurgulanan özellikleri oldu.

    “Temiz Siyaset” Çizgisinin Mimarı

    Ümit Özdağ’ın kriz anlarını sakin, ölçülü ve devlet ciddiyetiyle yönetmesi; birçok uzman tarafından “liderlik vasfının doğal sonucu” olarak değerlendirildi.

    Bir siyaset bilimci, Özdağ’ın tutumunu şu sözlerle özetledi:

    “Türkiye’de siyasetin sertleştiği, üslubun bozulduğu bir dönemde; Ümit Özdağ’ın vakur, ahlakî ve kurumsal duruşu topluma nefes aldırmıştır. Siyasette asıl güç, gürültülü çıkışlarda değil, prensiplere sadık kalmaktır.”

    Siyasette Kalite ve Ciddiyet Arayanların Adresi

    Zafer Partisi’nin açıklaması ve Ümit Özdağ’ın tavrı, Türkiye’de siyaset standartlarının yükselmesi adına önemli bir örnek teşkil ediyor.

    Zafer Partisi'nin bu kararı ve Ümit Özdağ'ın liderlik tavrı, Türkiye'de siyaset standartlarının yükselmesi adına önemli bir örnek teşkil ediyor.

    Verilen mesaj net, Bu karar, hem parti içinde hem kamuoyunda: "Zafer Partisi'nde makamlar kişilere göre değil; ilkeler, etik normlar ve kurumsal disiplin doğrultusunda yürütülür."

    Lider Partiyi Bu Tür Sarsıntılardan Güçlenerek Çıkarıyor

    Bu yaklaşım, gelecek süreçte hem seçmen nezdinde hem parti teşkilatları arasında güven artırıcı bir etki yaratacaktır.

    Yıpratma girişimleri, partinin artık geri dönülmez biçimde ülke siyasetinin merkezinde olduğunu göstermektedir.

    Bu süreçten; Türk milletine karşı yürütülen  büyük ve temiz mücadelede başarılar katlanarak artacağına olan halk inancı en yüksek seviyededir.

    Parti içi disiplin, siyasal kurumsallığın omurgasıdır.

    Demokratik geleneğin en temel ilkesi; görev, yetki ve sorumluluk üçlüsünün şeffaf, denetlenebilir ve etik kurallar çerçevesinde işletilmesidir.

    Bu bağlamda, Zafer Partisi yönetim organlarının yakın dönemde ortaya çıkan meseleye dair aldığı karar, yalnızca bireysel davranışlara verilen bir yanıt değil; kurumsallığın ve hukuki meşruiyetin korunmasına yönelik zorunlu bir işlemdir.

    Duayen hukukçuların da altını çizdiği gibi, politik yapılarda görev bireye değil, makama aittir.

    Makamın itibarı ise kişisel beyanlar veya keyfi tasarruflarla değil, partinin etik kodları, iç tüzüğü ve siyasi ahlak normlarıyla güvence altına alınır.

    Bu çerçevede gerçekleştirilen görevden alma tasarrufu, siyasetin kişiselleştirilmesine değil, kuralların üstünlüğüne dayanmaktadır.

    Kamuoyuna yansıyan iddialar; partinin kurumsal kültürüyle bağdaşmayan, toplumsal hassasiyetleri zorlayan ve siyasal etikle çelişme ihtimali bulunan söylem ve davranışlara ilişkindir.

    Bu iddiaların mahiyeti, bir hukuk devletinde olması gerektiği üzere, yargısal makamların takdirindedir. Ancak, yargının hükmü beklenmeksizin alınan idari tedbir, parti yönetiminin ‘şüphe gölgesinin dahi kurumsal yapıya sirayet etmesine izin vermeme’ yönündeki hassasiyetinin göstergesidir.

    Bu süreçte özellikle vurgulanması gereken nokta şudur:
    Zafer Partisi’nin aldığı karar, şahıslar üzerinden yürüyen bir polemik değil, ilke ve değerler üzerinden inşa edilen bir kurumsal temizlik hareketidir.

    Üslupta sakin ve olgun, Yaklaşımda hukuki ve kurumsalGündem yönetiminde ise stratejik bir çizgi izlenmiştir.

    Siyaset bilimi literatürüne göre, kurumların gücü; krizleri ne kadar gürültü çıkararak değil, ne kadar vakur biçimde yönettiğiyle ölçülür. Bu nedenle partinin aldığı tedbir, yalnızca bir disiplin işlemi değil, aynı zamanda siyasi etik açısından bir kamu güveni beyanı niteliği taşımaktadır.

    Zafer Partisi’nin disiplin kararının hem hukuki zemini sağlamdır hem de etik olarak gereklidir.

    Tartışmaların polemik zeminine çekilmesine izin verilmeden, konu kurumsal sorumluluk çerçevesinde ele alınmış ve parti geleceğinin daha güçlü bir zemine taşınması için gerekli olan ‘siyasal hijyen’ sağlanmıştır.

    yilmazparlar@yahoo.com

    5 Ocak 2026 Pazartesi

    Zafer Partisi 2026’ya İstanbul’dan Başladı -Yılmaz Parlar

      

  • ANASAYFA EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV
  • SAĞLIK GÜNCEL MAGAZİN SİNEMA KÜLTÜR SANAT
  • İstanbul’dan Dünyaya Mesaj

    Zafer Partisi 2026’ya İstanbul’dan Başladı Siyasetin Kalbi Yeniden Atıyor

    Türkiye’nin kaderini belirleyen şehirde başlatılan bu hamle, yalnızca bir parti programı değil; İstanbul’un stratejik siyaset merkezi rolünün altını çizen güçlü bir siyasi mesaj olarak kayda geçti.

    Bu açıklamalar, Ümit Özdağ’ın yalnızca iç politikada değil, küresel gelişmelerde de pozisyon alan, halkın ekonomik sorunlarını merkeze koyan, İstanbul’u stratejik bir siyaset üssü olarak gören çok yönlü bir lider profili çizdiğini gösteriyor.

    Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Üsküdar İlçe Başkanlığı açılışının ardından yaptığı açıklamada, partinin 2026 çalışma yılını İstanbul’dan başlattığını ilan etti.

    Özdağ, Genel Merkez kadrolarının önümüzdeki bir ay boyunca 39 ilçeyi kapsayan yoğun bir saha çalışması yürüteceğini belirtti.

    İstanbul’da Yapılan Siyaset, Türkiye’yi Şekillendirir

    10 milyona yaklaşan seçmen gücü ve tüm Türkiye’ye etki eden temsil kapasitesiyle İstanbul, Türkiye siyasetinin ana eksenini oluşturuyor.
    Özdağ, İstanbul’un yalnızca ekonomik değil; sosyal, kültürel ve siyasi olarak da ülkenin yönünü tayin ettiğini vurguladı. “İstanbul’da siyaset yapmak, Türkiye’nin geleceğine yön vermektir” diyen Özdağ, Zafer Partisi’nin bu nedenle İstanbul çalışmalarına özel önem verdiğini ifade etti.

    Halkın Gerçeğiyle Yüzleşen Lider

     Emeklinin Yanında Net TavırMaaş zamlarıyla derinleşen geçim krizi, siyasi tartışmaların değil, doğrudan halkın hayatının merkezinde yer alıyor.
    SGK ve BAĞ-KUR emeklilerine yapılan yüzde 12,19’luk, memur emeklilerine verilen yüzde 18,61’lik zammı sert sözlerle eleştiren Özdağ, ortaya çıkan tablonun “sefaletin dokuzuncu yılı” olduğunu söyledi.

    Büyükşehirlerde emeklilerin geceleri kamu binalarına sığınmak zorunda kalmasını “utanç verici” olarak nitelendirdi.

    Özdağ, “Bu maaşlar insanca yaşamaya yetmez. Emekli, dul ve yetim bunu hak etmiyor” diyerek, halkın yaşadığı gerçekliğin yanında duran lider profili sergiledi.

    Dünya Gündemiyle Uyumlu Sert Çıkış

    Maduro Olayı ve Orta Çağ Benzetmesi

    Uluslararası hukukun çöküşüne işaret eden gelişmeler, Özdağ’ın gündeminde önemli bir yer tuttu.
    ABD Başkanı Trump’ın Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’ya yönelik tutumunu değerlendiren Özdağ, dünya basınında yer alan yorumlarla örtüşen bir çizgi izledi.

    Özdağ, bu süreci “modern devletler sisteminin tasfiyesi” olarak nitelendirerek, 1648 Westfalya düzeninin fiilen yok sayıldığını ifade etti.

    Maduro’nun dünya basını önünde teşhir edilmesini sert biçimde eleştiren Özdağ, bunun Orta Çağ uygulamalarını hatırlattığını söyledi. Bu çıkış, Özdağ’ın küresel gelişmeleri yakından izleyen, dünya görüşü olan bir lider profili çizdiğini ortaya koydu.

    Hukuk Aykırılığa Alkış Tutup Hukuktan Bahsedemezsiniz

    Avrupa Birliği’nin çifte standardı, Özdağ’ın eleştirilerinin hedefindeydi.
    Maduro’nun yakalanmasını alkışlayan AB ülkelerinin, Grönland konusunda “hukuka aykırılık” vurgusu yapmasını trajikomik olarak değerlendiren Özdağ, Danimarka Başbakanı’na açık çağrıda bulundu.

    İran Uyarısı, Türkiye Sınırı İçin Hayati Tehlike

    Bölgesel krizlerin Türkiye’ye etkisi, Zafer Partisi’nin güvenlik perspektifinde kritik başlık olmaya devam ediyor.
    İran’daki toplumsal huzursuzluğun iç savaşa evrilmesi ihtimaline dikkat çeken Özdağ, milyonlarca Afgan sığınmacının Türkiye sınırına yönelme riskine karşı hükümeti uyardı. “3-4 metrelik duvarlar yeterli olmaz” diyen Özdağ, caydırıcı önlemlerin derhal artırılması gerektiğini vurguladı.

    PKK-YPG Gerçeği, Söylenenlerle Sahadaki Durum Aynı Değil

    Suriye’deki gelişmeler, Özdağ’a göre Türkiye aleyhine ilerliyor.
    YPG’nin taleplerinin açık olduğunu söyleyen Özdağ, örgütün silah bırakmaya niyeti olmadığını, üniter devlet yapısını reddettiğini belirtti. Cumhur İttifakı’nın kamuoyuna yaptığı açıklamalarla sahadaki gerçekler arasında ciddi bir çelişki olduğunu vurguladı.

    İstanbul’da Bir Ay, Halkla Yüz Yüze, Sorunlarla Birebir

    Uzun süre İstanbul’da sahaya inme kararı, klasik siyaset anlayışının dışına çıkan bir yaklaşım olarak dikkat çekiyor.
    Özdağ, pazar yerlerinden AVM’lere, STK’lardan kanaat önderlerine kadar geniş bir temas ağı kuracaklarını belirtti. İstanbul’un sorunlarını dinleyip çözüm önerilerini anlatacaklarını ifade etti.

    Tertemiz Türkiye Projesi, Suçun Sıklet Merkezi İstanbul

    Uyuşturucu, sanal kumar ve organize suçla mücadele, Zafer Partisi’nin temel iddialarından biri.
    Özdağ, İstanbul’un bu suç türlerinde en ağır yükü taşıdığına dikkat çekerek, mücadelenin merkezinin de İstanbul olması gerektiğini söyledi. Mevcut operasyonları yetersiz bulan Özdağ, “Baronlara dokunmayan mücadele başarı getirmez” dedi.

    yilmazparlar@yahoo.com

    12 Kasım 2025 Çarşamba

    Zafer Adliyede- Özdağ’ın Desteği, Özeller’in Beraati-Yılmaz Parlar

      

  • ANASAYFA EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV
  • SAĞLIK GÜNCEL MAGAZİN SİNEMA KÜLTÜR SANAT
  • “Türkiye Hiçbir Zaman Kuzey Kore Olmayacak”

     Çağlayan Adliyesi’nde Adalet ve Dayanışma Günü

    Orkun Özeller Beraat Etti, Adliye Önü Bayram Yerine Döndü

    Dört Saatlik Duruşmanın Sonucu, Vatansever Albay Özgür

    İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde bugün görülen E. Albay Orkun Özeller davası, yalnızca bir yargı süreci değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğüne inanan kesimlerin ortak sesi oldu. Duruşmaya Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, çok sayıda emekli subay, general, milletvekili, Özeller’in devre arkadaşları, ailesi ve Atatürkçü Türk derneklerinin temsilcileri katıldı.

    Katılımın Gücü ve Toplumsal Dayanışma

    Adliye önünde sabah saatlerinden itibaren toplanan kalabalık, sessiz ama kararlı bir şekilde süreci izledi. Anne, baba, kardeşler, kuzenler, enişteler ve yakın akrabalar duruşma salonunda Orkun Özeller’e destek verdi. Kalabalığın büyük kısmını oluşturan Atatürkçü dernekler ve sivil toplum kuruluşları, duruşma boyunca milli birlik ve adalet çağrısı yapan sloganlar attılar.

    Zaman zaman sloganların yükseldiği anlarda, Ümit Özdağ’ın sükunet çağrısı, duruşmanın havasını olgun bir çizgide tutarak dikkat çekti. Özdağ, destek veren topluluklara hitaben, “Sükunetle duruşumuzu koruyalım, adalet duygumuzu provokasyona kurban etmeyelim,” mesajı verdi. Bu tavır, kışkırtıcı bir niyetin olmadığını ve sürecin siyasi değil, tamamen hukuk ve vicdan merkezli bir dayanışma hareketi olduğunu açıkça gösterdi.

    Kahraman Bir Subayın Hikâyesi

    E. Albay Orkun Özeller, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde uzun yıllar görev yapmış, yurt içinde ve dışında birçok kritik görevde bulunmuş bir subay olarak tanınıyor. Disiplini, vatan sevgisi ve görevine bağlılığıyla bilinen Özeller, askerî kariyerinde edindiği tecrübe ve cesaretiyle hem meslektaşları hem de kamuoyu nezdinde saygı gören bir isim. Emeklilik sonrasında da milli meselelerde duyarlılığı ve açık fikirli duruşuyla tanınan Özeller, kamu vicdanında “vatansever bir asker” kimliğiyle yer etti.

    Duruşmanın Seyri ve Karar

    Yaklaşık dört saat süren duruşma, yüksek bir dikkat ve ilgiyle izlendi. Mahkeme heyeti, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasından beraat kararı verirken, “hakaret” suçlaması için adli para cezası uygulanmasına hükmetti. Karar, salonda bulunan ailesi, yakınları ve dernek temsilcileri tarafından büyük bir sevinçle karşılandı.

    Ümit Özdağ’dan Sert Ama Dengeleyici Mesajlar

    Duruşma sonrası basın açıklaması yapan Prof. Dr. Ümit Özdağ, süreci değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:

    “Orkun Özeller Albay’ın davasında tahliye kararı çıktı. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan beraat etti. Ancak bu süreç, Ankara’da takipsizlik verilen dosyanın İstanbul’da canlandırılmasıyla, düşman ceza hukuku uygulamalarının hâlâ sürdüğünü gösteriyor.
    Türkiye hiçbir zaman Kuzey Kore olmayacak. Türk halkı, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanan bir halktır. Bu ülkenin insanı, hukuk devletine sahip çıkmaya devam edecektir.”

    Zafer Adliyede- Özdağ'ın Desteği, Özeller'in Beraati

“Türkiye Hiçbir Zaman Kuzey Kore Olmayacak”
 Çağlayan Adliyesi’nde Adalet ve Dayanışma Günü
Ümit Özdağ’dan Hukuk Devleti Vurgusu — Orkun Özeller Davasında Beraat Kararı
Orkun Özeller Beraat Etti, Adliye Önü Bayram Yerine Döndü
Dört Saatlik Duruşmanın Sonucu, Vatansever Albay Özgür
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde bugün görülen E. Albay Orkun Özeller davası, yalnızca bir yargı süreci değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğüne inanan kesimlerin ortak sesi oldu. Duruşmaya Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, çok sayıda emekli subay, general, milletvekili, Özeller’in devre arkadaşları, ailesi ve Atatürkçü Türk derneklerinin temsilcileri katıldı.

    Adaletin ve Birliğin Simgesi

    Orkun Özeller davası, yalnızca bir yargı kararıyla değil, toplumun her kesiminden gelen dayanışma duygusuyla tarihe geçti. Ailesi, arkadaşları, emekli askerler, milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşları; adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında da yaşatılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

    yilmazparlar@yahoo.com

    16 Şubat 2020 Pazar

    Türkmenistan’ın Daimi Tarafsızlığının 25. yıldönümü-Yuvarlak masa-Yılmaz parlar

    Asya’nın ‘İsviçre’si Türkmenistan 

    Dünyanın en büyük 4. doğalgaz üreticisi Türkmenistan, 25 yıl gibi, bir devlet için çok kısa sayılabilecek bir sürede daimi tarafsızlık siyaseti ve ekonomik büyümesiyle en hızlı gelişen ülkeler arasında yer almayı başardı.  




    Çin’e ve komşusu İran’a yeni doğalgaz hatları inşa ederek enerji alanında dev yatırımlar gerçekleştiren, Afganistan, Pakistan ve Hindistan doğalgaz hattının temelini de 4 ülkenin devlet başkanlarının katıldığı bir törenle atan, Türkmenistan, 12 Aralık 1995 tarihinde BM Genel Kurulunun 50. Meclisinde BM üyesi ülkelerin 185’i tarafından oybirliği ile desteklenen ‘Türkmenistan’ın daimi Tarafsızlığı’ hakkındaki özel Karar kabul edildi. Bu Karar 3 Haziran 2015 tarihinde tekrar kabul edildi. Böylece Türkmenistan, Asya’nın ‘İsviçre’si oldu. 


    Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguly Berdimuhamedov tarafından ‘Türkmenistan Tarafsızlığın ülkesi’ yılı olarak ilan edilmesi üzerine Türkmenistan’ın Daimi Tarafsızlığının 25. yıldönümünün kutlanacağı 2020 yılında çeşitli etkinliklerler düzenlenecek. 


    Bu kapsamda, Türkmenistan İstanbul Başkonsolosluğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. ile birlikte, 14 Şubat 2020 tarihinde Topkapı Kültür Parkında, Yuvarlak Masa toplantısı düzenlendi.

    Toplantıya Türkmenistan İstanbul Başkonsolosu temsilcileri, Kültür A.Ş. Yönetimi temsilcileri, Akademisyenler ve ulusal basın mensupları katıldı.




    Kültür A.Ş Müdür yardımcısı Doğan Hamit Doğruer ve Türkmenistan İstanbul Başkonsolus Myratgeldi Seyitmammedow birer konuşma yaptılar. Yuvarlak masaya katılanlar olumlu görüşlerini bildirdiler. 

    Türkmenistan İstanbul Başkonsolus Myratgeldi yaptığı uzun bilgilendirme konuşmasının özetl “Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguly Berdimuhamedov tarafından ‘Türkmenistan Tarafsızlığın ülkesi’ olarak ilan edilen 2020 yılında, Türkmenistan Devletimiz daimi Tarafsızlığının 25. yıldönümünü büyük coşkuyla kutlayacak.

    Türkmenistan’da Tarafsızlık ve Barış yılı olarak ilan edilen 2015 yılı boyunca ülkemizde ve uluslararası düzeyde düzenlenen çeşitli etkinlikler tekrar bizim ülkemizin dış-siyasi stratejisine büyük desteği anlamına geliyor. 


    12 Aralık 2015 tarihinde “Tarafsızlık politikası: Barışa, güvenliğe ve gelişmeye yönelik uluslararası işbirliği” konulu uluslararası forum düzenlendi. 


    2 Şubat 2017 tarihinde BM Genel Kurulu “Uluslararası Tarafsızlık Günü” hakkında Kararname kabul etmiştir. Bu Kararname ile Uluslararası Tarafsızlık Günü dünya tarihinde ilk kez BM tarafından kabul edilen uluslararası gün olarak her senenin 12 Aralık günü kutlanmaya başlanmıştır. 

    Türkmenistan dünyanın 147 ülkesi ile diplomatik ilişkileri başlatarak, 47 uluslararası kuruluşun üyesi oldu. Günümüzde Türkmenistan Birleşmiş Milletler, Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Şanhay İşbirliği Örgütü, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı gibi büyük bölgesel ve uluslar arası kuruluşlar ile verimli ilişkileri günden güne geliştiriyor.

      


    Devlet Başkanımız Gurbanguly Berdimuhamedov tarafından öne sürülen küresel başlangıçlar ile koordinedir. Ülkemiz çok taraflı uluslararası belgelerin 152’sine katılıyor. Bunlar arasında, BM’nin ve onun özel acentelerinin kabul ettiği, uluslararası hukukun genel kurallarını içeren Sözleşmelerin 133’ü bulunuyor.


     Türkmenistan’da ve yurt dışında çeşitli ulusal ve uluslararası etkinlikler düzenlenmektedir. Bunlardan en önemlisi 11-12 Aralık 2020 tarihlerinde başkent Aşkabat’ta düzenlenecek «Tarafsızlık politikası ve onun evrensel barışın, güvenliğin ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasındaki önemi» adlı uluslararası konferans olacaktır. Bu yüksek düzeyli etkinliğe BM üyesi olan tüm devletler ve uluslar arası kuruluşlar davet edilmiştir.“  şeklinde açıklamalarda bulundu.


    Yuvarlak Masa toplantısı sonrası, Topkapı Kültür Parkında bulunan Türkmen milli ve manevi sanat kültür ürünlerinin yer aldığı Kültür Evleri ziyaret edildi. Türkmen Otağında Türkmen pilavı ikram edildi. Türkmenistan kültürü sohbet edildi.


    yilmazparlar@yahoo.com  


    19 Kasım 2019 Salı

    Demokratik Sol Parti (DSP) İstanbul il kongresi-Yılmaz Parlar


     Atatürk’ün Askerleri

    Çiğdem Mercan’ın yeniden İstanbul il Başkanlığına seçildiği, Demokratik Sol Parti (DSP) İstanbul il kongresinde Parti Başkanı Önder Aksakal, Atatürk’ün askerleri, Ecevit’in evlatları, değerli demokratik solcular sözleriyle hitap etdi.





    Gayrettepe Point Barbaros Hotelde gerçekleşen İstanbul  il kongresine eski DSP Genel Başkanlarından Masum Türker, başkanlığı sırasında  “Vatandaş Bakışıyla İstanbul İlçelerinin Belediye Yönetişim Karnesi''nde en yüksek puan alan  Avcılar Belediyesi Geçen dönem Başkanı Handan Toprak, eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, DSP il-ilçe başkanları, teşkilat mensupları, STK temsilcileri katıldı


    Siyaseti Ecevit'ten öğrendiğini söyleyen, DSP Parti Başkanı Önder Aksakal partinin kurucusu ve onursal başkanı Bülent Ecevit'e duydukları saygı ve derin özlemi dile getirdi.

    Bir Gazetecinin yazdıklarına cevap verirken sözlerinde Parti ilkelerini sıraladı. Halkın refahını tesis etmek için siyasi öğretilerle siyaset hayatını devam ettireceklerini ve Atatürkçü olan DSP'lilerin bu siyasi düstur neticesinde seçimlerde büyük başarılar elde ettiğini ve edeceğini vurguladı.




    Başkan Önder Aksakal, Halkın artık gerçeği gördüğünü, tercih ve kararlarını değiştirmeye başladığnı, İnsanların bu ortamdan kurtulabilmek için tutunacak bir dal, sığınacak güvenli bir liman aradığını, o sağlam limanın DSP'nin ak güvercinli bayrağının altında olduğunun altını çizdi.


    Aksakal, toplumun tüm kesimlerinin Meclis'te temsil edildiği bir sisteme ihtiyaç olduğunu, yüzde 10 seçim barajının kaldırılması gerektiğini, Hazine yardımının adil bir şekilde partilere eşit olarak yeniden düzenlenmesinin önemli olduğunu vurguladı.

    Aksakal, “İstanbul, diğer illerden farklı olarak tek başına bir ülke boyutunda devasa bir metropoldür. Burada siyasi altyapının devam etmesi ve sürdürülebilmesi, diğer 80 vilayette harcanan emeğe eş değer sayılırsa abartmış olmayız. Dolayısıyla İl Başkanımız Çiğdem Mercan nezdinde, İstanbul örgütümüzün tüm yöneticilerine şükranlarımı sunuyorum."dedi.



    İlçe başkanlarının konuşmasının ardından, Atatürk'ün ışığıyla, Ecevit'in yolunda yürüdük diyen DSP İsanbul İl Kadın Kolları Başkanı Kezban Uzuntepe yaptığı konuşmasının bir bölümünde; “Yüreklerimiz bir güvercin kadar yumuşak olsa da ilkelerimiz uğruna yumruklarımızın balyoz kadar sert olabileceğini, her türlü ihanet karşısında el ele, kol kola, kardeşçe durabileceğimizi, herkese gösterenleriz. Demokratik Solcu demek; Vatan, Bayrak, Onur, Gurur, Dik duruş demektir. Demokratik Solcu, bedel ödeyen demektir.”  ve son cümlelerinde “Dost, kardeş ve yoldaşız. İdealimiz bir, hedefimiz belli. Çanakkale gibiyiz, geçilmeyiz.”dedi.



    İstanbul il Başkanı Çiğdem Mercan her zaman dile getirdiği yürekli gönüllülerden oluşan, her zaman birlik ve beraberlik içinde yürüyen, inanç ve sevgiyle bir birine kenetlenmiş bir öz veri hareketi olduklarını ve küllerinden doğan DSP’nin adım adım büyük bir kararlılıkla tekrar iktidar olacağına inandıkları güçlendiklerini söyledi..

    Adayların ismi okundu ve oylamaya geçildi.Oylamanın sonucunda İstanbul İl Başkanlığına, Çiğdem Mercan yeniden il başkanlığını olarak seçildi. Kendisine ve ekibine olan güvenden dolayı delegelere teşekür etdi.




    Seçim sonrası Avcılar Belediyesi Geçen dönem Başkanı Handan Toprak ile söyleşi gerçekleştirdik. Argüden Yönetişim Akademisi’nin, Sabancı Üniversitesi, Tüm İstanbul Muhtar Dernekleri Federasyonu ve ARGE Danışmanlık’la birlikte hazırladığı “Vatandaş Bakışıyla İstanbul İlçelerinin Belediye Yönetişim Karnesi”nde en yüksek puanı Belediye Başkanı döneminde Avcılar Belediyesinin aldığını hatırlatarak. Neden Eski partisinde aday olamadığını sorduk.


    Acı bir gülümsemeyle, Belediyelerin resmî beyanları; Stratejik Plan, Performans, Bütçe, Faaliyet Raporu Web Sitesinden resmî duyularından değerlendirmelerle, Objektif olarak toplanan ve analiz edilen verilere göre, 650 puan olarak 37 İstanul Belediyeleri içinde  iyi yönetişim en yüksek karne notunu almalarına rağmen, neden tekrar aday olamadığına anlam veremediğini belirtdi.


    37 ilçenin baz alındığı çalışmada belediyeler; süreç yönetişimi, yönetişim ilkeleri ve öğrenme döngüsü gibi 3 ana başlıkta ele alındığını, ancak en düşük notu alan Belediye Başkanını tekrar aday gösterilmesine rağmen kendisinin gösterilmeyişini hala anlıyamadığını ifade etdi.


    Yaptığı Deprem Stratejik çalışmaları içerisinde devam eden çalışmalarınında yarım kaldığını çok hizmet verdiği Avcılar Halkının depremden göreceği mağduriyeti dile getirdi. Sevdiği Halka bu hayati öneme haiz bireysel sorumluğunu yerine getirmek adına aday olmak istediğini söyledi.


    Söylememesine rağmen, DSP den gelen daveti kabul etdiğini algıladık. Parti içinde hedeflerini sorduğumuzda, Diğer partiler ile uzlaşıcı politika izleyerek kurulacak ittifakla partiyi iktidara taşımak için tüm gayretiyle çalışmak olduğunu cevapladı.


    yilmazparlar@yahoo.com