3 Şubat 2026 Salı

Zafer Partisi’ne Yıpratma Operasyonu Çöktü-Yılmaz Parlar

    

  • ANASAYFA EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV
  • SAĞLIK GÜNCEL MAGAZİN SİNEMA KÜLTÜR SANAT
  • Zafer Partisi'nden Etik Siyaset Dersi

    Zafer Partisi Artık Kilit Bir Partidir- Bu Tip Saldırılar Artacaktır Yıpratma Operasyonu Çöktü

    Zafer Partisi’ne Kurulan Tuzak Boşa Düştü

     Özdağ'ın Liderliğinde Kurumsal Disiplin Öne Çıktı

    Ümit Özdağ'ın Ölçülü ve İlke Odaklı Tavrı Siyasete Nefes Aldırdı

    Zafer Partisi, parti içindeki son gelişmelere ilişkin duyurduğu resmî açıklamayla hem siyasette kurumsal disiplinin hem de etik yönetim anlayışının örnek bir uygulamasını sergiledi.

    Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın kararlı, şeffaf ve ilkeli duruşu, Türk siyasi tarihinde ender görülen bir liderlik örneği olarak yorumlandı.

    Zafer Partisi Artık “Hedefte Olan” Bir Kilit Partidir

    Yaşanan olay, partinin artık Türkiye siyasetinde belirleyici bir konuma geldiğinin açık göstergesidir. Yükselen her siyasi hareket, özellikle de toplumda karşılık bulan milliyetçi-muhafazakâr bir çizgi, benzer operasyonlara maruz kalır.

     “Partinin yolu açıldıkça, yıpratma girişimleri artacak; içeriden ve dışarıdan farklı yöntemlerle denemeler yapılacaktır.”

    Ancak, Parti bünyesinde; Güçlü bir etik kurulu, Teşkilatlar için net bir davranış çerçevesi, İtibar yönetimi ve kriz kontrol protokolü, Parti içi görev tanımları keskin sınırlarla belirlendiği muhakkakdır.

     Bundan sonraki süreçte de benzer girişimler etkisiz kalacağı aşikardır.

    "Kişilere Değil, Kurallara Bağlı" Yönetim Anlayışı

    Parti yönetimi, ilgili görev değişikliğini duyururken süreci hiçbir şekilde kişisel tartışmalara indirgemeden, tamamen kurumsal çerçevede ele aldı.

    Bu yaklaşım, siyasette sık rastlanmayan bir olgunluk ve ciddiyet örneği olarak öne çıktı. Özdağ'ın hiçbir spekülasyona girmeden, hiçbir kişiyi hedef almadan, yalnızca parti ilkeleri ve etik standartlar temelinde hareket etmesi, kamuoyundaki "temiz siyaset" arayışına cevap verdi.

    Sosyal Medyada Etik İhlal Uyarısı ve Önemi

    Parti içi düzenlemeyle ilgili süreçte, Hasan Öztürk'ün sosyal medya paylaşımlarının incelenmesi ve etik açıdan uygun bulunmayan davranışların tespit edilmesi, Zafer Partisi'nin bu konudaki titizliğini gösterdi.

    Bu inceleme, partinin "gölge şüpheye dahi izin vermeyen" disiplin anlayışının bir parçası olarak kayda geçti. Konunun önemi, siyasette güven ve şeffaflığın her davranışta aranması gerektiği gerçeğini bir kez daha ortaya koydu.

    Görevden alma kararı duygusal değil, etik ve disiplin gerekçelerine dayandırıldığı için hem hukuken hem kamu vicdanında güçlü bir zemine oturmuştur. Nesneldir, İlkeli ve tutarlıdır. Taraf olmayıp hakemlik görüşüyle alınmıştır.  

    Bu tavır, kin gütmeyen, rövanş aramayan, siyasi kavgaya dönüştürmeyen, Parti disiplininden taviz vermeyen bir liderlik tarzının dışa yansımasıdır.

    Güçlü liderlik ve Parti disiplinine verilen önemin göstergesidir.

    Bu yüzden mesele, aslında bir kişisel sorun değil; partinin geldiği güçlü konuma yapılan taktik saldırı olarak değerlendirilmelidir.

    Zafer Partisi Artık Kilit Bir Partidir

    Bu Tip Saldırılar Artacaktır

    Partinin hızlı yükselişi ve sahadaki etkisi, bazı çevrelerin paniklemesine ve yıpratma girişimlerine yönelmesine sebep olacaktır.

    Bu durum, aslında Zafer Partisi’nin geldiği stratejik konumun bir göstergesidir.

    Bu tür operasyonlara karşı Partinin kurumsal bağışıklık sistemi güçlüdür. Bu tip saldırılara karşı dayanıklılık testini başarıyla geçtiğini göstermesidir.

    Türk siyasi tarihinde benzer örnekler çoktur. Ne zaman bir parti hızla yükselse, çeşitli aktörler aynı yöntemlere başvurmuşlardır. Şahıs üzerinden saldırı, İftirayla algı operasyonları, Parti içinden bir kişiyi kullanma denemeleri, Sosyal medya manipülasyonları…

    Bugün yaşananlar da; Partinin yükseliş hızından rahatsız olan odakların, Güçlü liderliğin etrafındaki bağı kırmak isteyen çevrelerin, Siyasi ağırlığı dağıtmayı hedefleyen girişimlerin çok daha artacağının işaretidir

    Analistler ve Kamuoyundan Övgü Yağdı

    Siyasi analistler, Özdağ'ın tutumunu "Türkiye'de uzun süredir özlenen devlet terbiyesi ve siyasi ahlakın somut temsili" olarak nitelendirirken, sosyal medya kullanıcıları ve yorumcular da bu kararlı tavrı "kurumsal olgunluk" olarak değerlendirdi.

    Özdağ'ın dürüstlük, şeffaflık, toplumsal sorumluluk bilinci ve lidere yakışır kararlılığı en çok vurgulanan özellikleri oldu.

    “Temiz Siyaset” Çizgisinin Mimarı

    Ümit Özdağ’ın kriz anlarını sakin, ölçülü ve devlet ciddiyetiyle yönetmesi; birçok uzman tarafından “liderlik vasfının doğal sonucu” olarak değerlendirildi.

    Bir siyaset bilimci, Özdağ’ın tutumunu şu sözlerle özetledi:

    “Türkiye’de siyasetin sertleştiği, üslubun bozulduğu bir dönemde; Ümit Özdağ’ın vakur, ahlakî ve kurumsal duruşu topluma nefes aldırmıştır. Siyasette asıl güç, gürültülü çıkışlarda değil, prensiplere sadık kalmaktır.”

    Siyasette Kalite ve Ciddiyet Arayanların Adresi

    Zafer Partisi’nin açıklaması ve Ümit Özdağ’ın tavrı, Türkiye’de siyaset standartlarının yükselmesi adına önemli bir örnek teşkil ediyor.

    Zafer Partisi'nin bu kararı ve Ümit Özdağ'ın liderlik tavrı, Türkiye'de siyaset standartlarının yükselmesi adına önemli bir örnek teşkil ediyor.

    Verilen mesaj net, Bu karar, hem parti içinde hem kamuoyunda: "Zafer Partisi'nde makamlar kişilere göre değil; ilkeler, etik normlar ve kurumsal disiplin doğrultusunda yürütülür."

    Lider Partiyi Bu Tür Sarsıntılardan Güçlenerek Çıkarıyor

    Bu yaklaşım, gelecek süreçte hem seçmen nezdinde hem parti teşkilatları arasında güven artırıcı bir etki yaratacaktır.

    Yıpratma girişimleri, partinin artık geri dönülmez biçimde ülke siyasetinin merkezinde olduğunu göstermektedir.

    Bu süreçten; Türk milletine karşı yürütülen  büyük ve temiz mücadelede başarılar katlanarak artacağına olan halk inancı en yüksek seviyededir.

    Parti içi disiplin, siyasal kurumsallığın omurgasıdır.

    Demokratik geleneğin en temel ilkesi; görev, yetki ve sorumluluk üçlüsünün şeffaf, denetlenebilir ve etik kurallar çerçevesinde işletilmesidir.

    Bu bağlamda, Zafer Partisi yönetim organlarının yakın dönemde ortaya çıkan meseleye dair aldığı karar, yalnızca bireysel davranışlara verilen bir yanıt değil; kurumsallığın ve hukuki meşruiyetin korunmasına yönelik zorunlu bir işlemdir.

    Duayen hukukçuların da altını çizdiği gibi, politik yapılarda görev bireye değil, makama aittir.

    Makamın itibarı ise kişisel beyanlar veya keyfi tasarruflarla değil, partinin etik kodları, iç tüzüğü ve siyasi ahlak normlarıyla güvence altına alınır.

    Bu çerçevede gerçekleştirilen görevden alma tasarrufu, siyasetin kişiselleştirilmesine değil, kuralların üstünlüğüne dayanmaktadır.

    Kamuoyuna yansıyan iddialar; partinin kurumsal kültürüyle bağdaşmayan, toplumsal hassasiyetleri zorlayan ve siyasal etikle çelişme ihtimali bulunan söylem ve davranışlara ilişkindir.

    Bu iddiaların mahiyeti, bir hukuk devletinde olması gerektiği üzere, yargısal makamların takdirindedir. Ancak, yargının hükmü beklenmeksizin alınan idari tedbir, parti yönetiminin ‘şüphe gölgesinin dahi kurumsal yapıya sirayet etmesine izin vermeme’ yönündeki hassasiyetinin göstergesidir.

    Bu süreçte özellikle vurgulanması gereken nokta şudur:
    Zafer Partisi’nin aldığı karar, şahıslar üzerinden yürüyen bir polemik değil, ilke ve değerler üzerinden inşa edilen bir kurumsal temizlik hareketidir.

    Üslupta sakin ve olgun, Yaklaşımda hukuki ve kurumsalGündem yönetiminde ise stratejik bir çizgi izlenmiştir.

    Siyaset bilimi literatürüne göre, kurumların gücü; krizleri ne kadar gürültü çıkararak değil, ne kadar vakur biçimde yönettiğiyle ölçülür. Bu nedenle partinin aldığı tedbir, yalnızca bir disiplin işlemi değil, aynı zamanda siyasi etik açısından bir kamu güveni beyanı niteliği taşımaktadır.

    Zafer Partisi’nin disiplin kararının hem hukuki zemini sağlamdır hem de etik olarak gereklidir.

    Tartışmaların polemik zeminine çekilmesine izin verilmeden, konu kurumsal sorumluluk çerçevesinde ele alınmış ve parti geleceğinin daha güçlü bir zemine taşınması için gerekli olan ‘siyasal hijyen’ sağlanmıştır.

    yilmazparlar@yahoo.com

    5 Ocak 2026 Pazartesi

    Zafer Partisi 2026’ya İstanbul’dan Başladı -Yılmaz Parlar

      

  • ANASAYFA EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV
  • SAĞLIK GÜNCEL MAGAZİN SİNEMA KÜLTÜR SANAT
  • İstanbul’dan Dünyaya Mesaj

    Zafer Partisi 2026’ya İstanbul’dan Başladı Siyasetin Kalbi Yeniden Atıyor

    Türkiye’nin kaderini belirleyen şehirde başlatılan bu hamle, yalnızca bir parti programı değil; İstanbul’un stratejik siyaset merkezi rolünün altını çizen güçlü bir siyasi mesaj olarak kayda geçti.

    Bu açıklamalar, Ümit Özdağ’ın yalnızca iç politikada değil, küresel gelişmelerde de pozisyon alan, halkın ekonomik sorunlarını merkeze koyan, İstanbul’u stratejik bir siyaset üssü olarak gören çok yönlü bir lider profili çizdiğini gösteriyor.

    Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Üsküdar İlçe Başkanlığı açılışının ardından yaptığı açıklamada, partinin 2026 çalışma yılını İstanbul’dan başlattığını ilan etti.

    Özdağ, Genel Merkez kadrolarının önümüzdeki bir ay boyunca 39 ilçeyi kapsayan yoğun bir saha çalışması yürüteceğini belirtti.

    İstanbul’da Yapılan Siyaset, Türkiye’yi Şekillendirir

    10 milyona yaklaşan seçmen gücü ve tüm Türkiye’ye etki eden temsil kapasitesiyle İstanbul, Türkiye siyasetinin ana eksenini oluşturuyor.
    Özdağ, İstanbul’un yalnızca ekonomik değil; sosyal, kültürel ve siyasi olarak da ülkenin yönünü tayin ettiğini vurguladı. “İstanbul’da siyaset yapmak, Türkiye’nin geleceğine yön vermektir” diyen Özdağ, Zafer Partisi’nin bu nedenle İstanbul çalışmalarına özel önem verdiğini ifade etti.

    Halkın Gerçeğiyle Yüzleşen Lider

     Emeklinin Yanında Net TavırMaaş zamlarıyla derinleşen geçim krizi, siyasi tartışmaların değil, doğrudan halkın hayatının merkezinde yer alıyor.
    SGK ve BAĞ-KUR emeklilerine yapılan yüzde 12,19’luk, memur emeklilerine verilen yüzde 18,61’lik zammı sert sözlerle eleştiren Özdağ, ortaya çıkan tablonun “sefaletin dokuzuncu yılı” olduğunu söyledi.

    Büyükşehirlerde emeklilerin geceleri kamu binalarına sığınmak zorunda kalmasını “utanç verici” olarak nitelendirdi.

    Özdağ, “Bu maaşlar insanca yaşamaya yetmez. Emekli, dul ve yetim bunu hak etmiyor” diyerek, halkın yaşadığı gerçekliğin yanında duran lider profili sergiledi.

    Dünya Gündemiyle Uyumlu Sert Çıkış

    Maduro Olayı ve Orta Çağ Benzetmesi

    Uluslararası hukukun çöküşüne işaret eden gelişmeler, Özdağ’ın gündeminde önemli bir yer tuttu.
    ABD Başkanı Trump’ın Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’ya yönelik tutumunu değerlendiren Özdağ, dünya basınında yer alan yorumlarla örtüşen bir çizgi izledi.

    Özdağ, bu süreci “modern devletler sisteminin tasfiyesi” olarak nitelendirerek, 1648 Westfalya düzeninin fiilen yok sayıldığını ifade etti.

    Maduro’nun dünya basını önünde teşhir edilmesini sert biçimde eleştiren Özdağ, bunun Orta Çağ uygulamalarını hatırlattığını söyledi. Bu çıkış, Özdağ’ın küresel gelişmeleri yakından izleyen, dünya görüşü olan bir lider profili çizdiğini ortaya koydu.

    Hukuk Aykırılığa Alkış Tutup Hukuktan Bahsedemezsiniz

    Avrupa Birliği’nin çifte standardı, Özdağ’ın eleştirilerinin hedefindeydi.
    Maduro’nun yakalanmasını alkışlayan AB ülkelerinin, Grönland konusunda “hukuka aykırılık” vurgusu yapmasını trajikomik olarak değerlendiren Özdağ, Danimarka Başbakanı’na açık çağrıda bulundu.

    İran Uyarısı, Türkiye Sınırı İçin Hayati Tehlike

    Bölgesel krizlerin Türkiye’ye etkisi, Zafer Partisi’nin güvenlik perspektifinde kritik başlık olmaya devam ediyor.
    İran’daki toplumsal huzursuzluğun iç savaşa evrilmesi ihtimaline dikkat çeken Özdağ, milyonlarca Afgan sığınmacının Türkiye sınırına yönelme riskine karşı hükümeti uyardı. “3-4 metrelik duvarlar yeterli olmaz” diyen Özdağ, caydırıcı önlemlerin derhal artırılması gerektiğini vurguladı.

    PKK-YPG Gerçeği, Söylenenlerle Sahadaki Durum Aynı Değil

    Suriye’deki gelişmeler, Özdağ’a göre Türkiye aleyhine ilerliyor.
    YPG’nin taleplerinin açık olduğunu söyleyen Özdağ, örgütün silah bırakmaya niyeti olmadığını, üniter devlet yapısını reddettiğini belirtti. Cumhur İttifakı’nın kamuoyuna yaptığı açıklamalarla sahadaki gerçekler arasında ciddi bir çelişki olduğunu vurguladı.

    İstanbul’da Bir Ay, Halkla Yüz Yüze, Sorunlarla Birebir

    Uzun süre İstanbul’da sahaya inme kararı, klasik siyaset anlayışının dışına çıkan bir yaklaşım olarak dikkat çekiyor.
    Özdağ, pazar yerlerinden AVM’lere, STK’lardan kanaat önderlerine kadar geniş bir temas ağı kuracaklarını belirtti. İstanbul’un sorunlarını dinleyip çözüm önerilerini anlatacaklarını ifade etti.

    Tertemiz Türkiye Projesi, Suçun Sıklet Merkezi İstanbul

    Uyuşturucu, sanal kumar ve organize suçla mücadele, Zafer Partisi’nin temel iddialarından biri.
    Özdağ, İstanbul’un bu suç türlerinde en ağır yükü taşıdığına dikkat çekerek, mücadelenin merkezinin de İstanbul olması gerektiğini söyledi. Mevcut operasyonları yetersiz bulan Özdağ, “Baronlara dokunmayan mücadele başarı getirmez” dedi.

    yilmazparlar@yahoo.com

    12 Kasım 2025 Çarşamba

    Zafer Adliyede- Özdağ’ın Desteği, Özeller’in Beraati-Yılmaz Parlar

      

  • ANASAYFA EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV
  • SAĞLIK GÜNCEL MAGAZİN SİNEMA KÜLTÜR SANAT
  • “Türkiye Hiçbir Zaman Kuzey Kore Olmayacak”

     Çağlayan Adliyesi’nde Adalet ve Dayanışma Günü

    Orkun Özeller Beraat Etti, Adliye Önü Bayram Yerine Döndü

    Dört Saatlik Duruşmanın Sonucu, Vatansever Albay Özgür

    İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde bugün görülen E. Albay Orkun Özeller davası, yalnızca bir yargı süreci değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğüne inanan kesimlerin ortak sesi oldu. Duruşmaya Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, çok sayıda emekli subay, general, milletvekili, Özeller’in devre arkadaşları, ailesi ve Atatürkçü Türk derneklerinin temsilcileri katıldı.

    Katılımın Gücü ve Toplumsal Dayanışma

    Adliye önünde sabah saatlerinden itibaren toplanan kalabalık, sessiz ama kararlı bir şekilde süreci izledi. Anne, baba, kardeşler, kuzenler, enişteler ve yakın akrabalar duruşma salonunda Orkun Özeller’e destek verdi. Kalabalığın büyük kısmını oluşturan Atatürkçü dernekler ve sivil toplum kuruluşları, duruşma boyunca milli birlik ve adalet çağrısı yapan sloganlar attılar.

    Zaman zaman sloganların yükseldiği anlarda, Ümit Özdağ’ın sükunet çağrısı, duruşmanın havasını olgun bir çizgide tutarak dikkat çekti. Özdağ, destek veren topluluklara hitaben, “Sükunetle duruşumuzu koruyalım, adalet duygumuzu provokasyona kurban etmeyelim,” mesajı verdi. Bu tavır, kışkırtıcı bir niyetin olmadığını ve sürecin siyasi değil, tamamen hukuk ve vicdan merkezli bir dayanışma hareketi olduğunu açıkça gösterdi.

    Kahraman Bir Subayın Hikâyesi

    E. Albay Orkun Özeller, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde uzun yıllar görev yapmış, yurt içinde ve dışında birçok kritik görevde bulunmuş bir subay olarak tanınıyor. Disiplini, vatan sevgisi ve görevine bağlılığıyla bilinen Özeller, askerî kariyerinde edindiği tecrübe ve cesaretiyle hem meslektaşları hem de kamuoyu nezdinde saygı gören bir isim. Emeklilik sonrasında da milli meselelerde duyarlılığı ve açık fikirli duruşuyla tanınan Özeller, kamu vicdanında “vatansever bir asker” kimliğiyle yer etti.

    Duruşmanın Seyri ve Karar

    Yaklaşık dört saat süren duruşma, yüksek bir dikkat ve ilgiyle izlendi. Mahkeme heyeti, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasından beraat kararı verirken, “hakaret” suçlaması için adli para cezası uygulanmasına hükmetti. Karar, salonda bulunan ailesi, yakınları ve dernek temsilcileri tarafından büyük bir sevinçle karşılandı.

    Ümit Özdağ’dan Sert Ama Dengeleyici Mesajlar

    Duruşma sonrası basın açıklaması yapan Prof. Dr. Ümit Özdağ, süreci değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:

    “Orkun Özeller Albay’ın davasında tahliye kararı çıktı. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan beraat etti. Ancak bu süreç, Ankara’da takipsizlik verilen dosyanın İstanbul’da canlandırılmasıyla, düşman ceza hukuku uygulamalarının hâlâ sürdüğünü gösteriyor.
    Türkiye hiçbir zaman Kuzey Kore olmayacak. Türk halkı, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanan bir halktır. Bu ülkenin insanı, hukuk devletine sahip çıkmaya devam edecektir.”

    Zafer Adliyede- Özdağ'ın Desteği, Özeller'in Beraati

“Türkiye Hiçbir Zaman Kuzey Kore Olmayacak”
 Çağlayan Adliyesi’nde Adalet ve Dayanışma Günü
Ümit Özdağ’dan Hukuk Devleti Vurgusu — Orkun Özeller Davasında Beraat Kararı
Orkun Özeller Beraat Etti, Adliye Önü Bayram Yerine Döndü
Dört Saatlik Duruşmanın Sonucu, Vatansever Albay Özgür
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde bugün görülen E. Albay Orkun Özeller davası, yalnızca bir yargı süreci değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğüne inanan kesimlerin ortak sesi oldu. Duruşmaya Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, çok sayıda emekli subay, general, milletvekili, Özeller’in devre arkadaşları, ailesi ve Atatürkçü Türk derneklerinin temsilcileri katıldı.

    Adaletin ve Birliğin Simgesi

    Orkun Özeller davası, yalnızca bir yargı kararıyla değil, toplumun her kesiminden gelen dayanışma duygusuyla tarihe geçti. Ailesi, arkadaşları, emekli askerler, milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşları; adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında da yaşatılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

    yilmazparlar@yahoo.com

    9 Kasım 2025 Pazar

    İletişimin Lokomotifi 5N1PR-Yılmaz Parlar

      Yenilik ve Sorumlulukla Büyüyor

    İletişimde Bir Devrimin Adı 5n1pr

    Yenilik, Sorumluluk Ve Başarı Üçgeninde Bir Marka Hikayesi

    Kurucu Ortağı Kenan Kaffar, "En büyük motivasyonumuz sorumluluk duygusu. Bu bizi yeniliğe ve disiplinli çalışmaya itti" dedi.

    NEDEN?
    Günümüz iş dünyasında, markaların sadece kaliteli ürün sunması yetmiyor; doğru iletişim kurmaları, itibarlarını yönetmeleri ve algılarını stratejik olarak şekillendirmeleri gerekiyor. İşte bu zorlu görevi, yenilikçi iletişim modelleriyle markalara değer katan halkla ilişkiler ajansları üstleniyor.

    NE?
    2016 yılında gazeteci Kenan Kaffar ve Göksun Kuburlu'nun gazetecilik ve kurumsal iletişim tecrübeleriyle yola çıkarak kurduğu 5N1PR İletişim Danışmanlığı, iletişim sektöründe fark yaratan bir isim haline geldi. Ajans, halkla ilişkilerden dijital pazarlamaya, sosyal medya yönetiminden prodüksiyon hizmetlerine kadar iletişimin her alanında "tek elden" ve kapsamlı çözümler sunuyor.

    NASIL?
    Kurulduğu günden bu yana "boşluk doldurma" iddiasıyla değil, "sorumluluk bilinciyle" hareket ettiklerini vurgulayan Kenan Kaffar, bu anlayışın kendilerini yeniliğe açık, disiplinli ve savunduğu değerler konusunda kararlı kıldığını belirtiyor. Kaffar, "Yaptığımız işin tek bir doğrusu yok. Değişime direnmek yerine, tüm gelişmeleri takipedip maksimum düzeyde adapte olmayı önceliklendiriyoruz" diyerek ajansın temel felsefesini özetliyor.

    NEREDE?
    Hem yerel hem de küresel ölçekte hizmet veren 5N1PR, ihracatçı birliklerinden sivil toplum kuruluşlarına, finans kurumlarından gıda sektörüne, derneklerden sanayicilere kadar çok geniş bir yelpazede faaliyet gösteren kuruluşlara danışmanlık yapıyor. Bu çok sektörlü deneyim, danışmanlık verdikleri kurumlara daha geniş bir perspektifle yaklaşmalarını sağlıyor.

    NE ZAMAN?
    2016'da kurulan şirket, o günden bu yana sürekli yatırım ve gelişim odaklı yaklaşımıyla sektördeki yerini sağlamlaştırdı. Gelecekte ise aynı dinamiklere bağlı kalarak hizmet alanını genişletmeyi ve müşterileri için daha fazla değer üretmeyi hedefliyor.

    KİM?
    Kenan Kaffar, başarının arkasındaki en önemli gücün "ekip uyumu" olduğunun altını çiziyor. "Değişime ayak uydurabilen, güncel gelişmeleri takip eden ve fark yaratmak isteyen bir ekibimiz var" diyen Kaffar, uzun süredir sektörün içinde olmanın getirdiği deneyim ve ilişkilerin bu uyumu optimum düzeyde yakalamalarını sağladığını ifade ediyor.

    5N1PR'ın Gelecek Vizyonu
    Teknolojik ve dijital gelişmeleri yakından takip ederek, dünyadaki trendleri ve hassasiyetleri izleyerek yeni rotalar çizmeye devam edeceklerini söyleyen Kaffar, "Stratejik yaklaşımımızı genişleterek, sektörel anlamda hizmet alanımızı büyütmeye ve kurumlarımız için daha fazla değer üretmeye devam edeceğiz" açıklamasını yaparak geleceğe dair iddialı vizyonunu paylaştı.

    yilmazparlar@yahoo.com

    31 Mayıs 2025 Cumartesi

    Dünya Türk Ticaret Platformu’ndan 1453 Yıldönümü-Yılmaz Parlar

     

    Boğaz’da Kızıl Elma Yolculuğu

    Dünya Türk Ticaret Platformu’ndan İstanbul’un Fethine Anlamlı Vefa,

    572 yıl önce, 29 Mayıs 1453’te çağ açıp çağ kapatan bir zaferle ecdadımız İstanbul’u fethetti. Bu büyük zaferin yıl dönümünde, “Kızıl Elma Yolunda Türk Dünyası” vizyonuyla çalışmalar yürüten ve başkanlığını Ahmet Ortatepe’nin yaptığı Dünya Türk Ticaret Platformu, anlamlı bir etkinliğe imza attı. Üsküdar Belediyesi’ne ait Valide Sultan teknesiyle düzenlenen Boğaz turunda, Türk dünyasının gönül ve ticaret köprülerini güçlendiren simgesel bir yolculuk gerçekleştirildi.

    Etkinlik boyunca katılımcılar hem İstanbul’un tarihi siluetine tanıklık etti hem de Türk dünyasının birliği ve ortak ekonomik hedefleri üzerine değerli fikir alışverişlerinde bulundu. Organizasyonun başarıyla gerçekleşmesinde Yönetim Kurulu Üyesi Necdet Ertuğrul’un özverili emeği takdir topladı. Özbekistan’dan gelen Aile ve Cinsiyet Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı, Pedagojik Bilimler Prof.  Dr. Aynisa Musurmanova, Yüksek Öğrenim, Bilim ve Yenilik Bakanlığı Müdürlüğü Uzmanı Dildora Solihojaeva ve beraberindeki heyet Özbekistan Cumhuriyeti Yüksek Öğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı, Özbekistan Cumhuriyeti Aile ve Kadın Komitesi nezdindeki “Aile ve Cinsiyet” Bilimsel Araştırma Enstitüsü üyeleri, Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkanı Zümrüt Kızrıeva başda olmak üzere çok sayıda Türk dernekleri STK Başkanları, Temsilcileri katılım sağladılar.

    "Yaşasın Türk Dünyasının Birliği"

    Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Dünya Türk Ticaret Platformu Başkanı Ahmet Ortatepe, duygu yüklü mesajında Türk milletinin dayanışma ruhuna ve kadim bağlarına vurgu yaptı:

    “Bugün burada sadece bir yıldönümünü değil, Türk milletinin inançla, azimle geleceğe yürüyüşünü kutluyoruz. Türk dünyasının birliği; gönüllerin, ekonomilerin ve kardeşliğin birleşmesidir. Doğu Türkistan’dan Balkanlara, Kıbrıs’tan Azerbaycan’a kadar aynı ideallerle yol yürüyen büyük Türk milleti, işte bu platformlarda bir araya gelerek gücüne güç katıyor.”

    Kıbrıs’tan Türk Dünyasına Ekonomik Çağrı

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsilen etkinliğe katılan KKTC İstanbul Konsolosu Ülkü Alemdar, konuşmasında İstanbul’un tarihi misyonunu ve günümüzdeki stratejik rolünü övgüyle anlatarak şu ifadeleri kullandı:

    “Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği İstanbul, bugün İpek Yolu’nun kalbi olarak yeniden doğuyor. Dünya Türk Ticaret Platformu da ‘İstikamet Ekonomik Kızıl Elma’ diyerek bu misyonu taşımaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bu ekonomik birlikteliğin aktif bir paydaşı olmaya hazırız. Türk dünyasının iş insanlarını Kıbrıs’ımıza davet ediyoruz.”

    Türk Dünyasından Mesajlar

    Etkinlikte söz alan Ankara Büyükelçiliği diplomatı Temurbek Hamidov, ortak tarih ve kültürün verdiği güçle Türk halklarının ekonomik ve sosyal iş birliğini daha ileri taşımaya kararlı olduklarını belirtirken, Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova da Türk kadınlarının dayanışma gücünü ve üretkenliğini vurgulayan duygusal bir konuşmayla katılımcılara seslendi.

    Türk Ezgileri Boğaz’da Yankılandı

    Konuşmaların ardından Boğaz’ın eşsiz atmosferinde yankılanan Türk türküleri ve ezgileri, etkinliğe ayrı bir renk kattı. Katılımcılar gönüllerince müzikle bütünleşirken, bu anlamlı gün bir şölen havasında kutlandı.

    Kızıl Elma Yolunda Teşekkür Plaketleri

    Etkinliğin sonunda Türk dünyası vizyonuna katkı sunanlara ve organizasyonda emeği geçen isimlere teşekkür plaketi takdim edildi. Kızıl Elma ülküsünü iş dünyasına taşıyan bu birliktelik, sadece bir anma değil, aynı zamanda geleceğe umutla bakan bir ortaklık çağrısıydı.

    Türk milletinin tarih bilinciyle ekonomik vizyonunu birleştiren Dünya Türk Ticaret Platformu, “Kızıl Elma” ideali doğrultusunda Türk dünyasını bir araya getirmeye ve küresel çapta bir dayanışma modeli sunmaya kararlılıkla devam ediyor.

    yilmazparlar@yahoo.com

    26 Nisan 2025 Cumartesi

    Tarsus’ta 23 Nisan Coşkusu Zirve Yaptı-Yılmaz Parlar

     Tarsus Atatürk Göste

  • ANASAYFA EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV
  • SAĞLIK GÜNCEL MAGAZİN SİNEMA KÜLTÜR SANAT
  • ri Merkezi’nde Unutulmaz Bayram

    Dünya Çocuklarına Türkiye’den Örnek Kutlama

    Milli Eğitim Müdürü, "Çocuklarımızın Yüzü Gülüyorsa Geleceğe Umutla Bakabiliriz."

    23 Nisan Tarsus Çocuk Bayramı Kutlamaları: Muhteşem Bir Coşku ve Gurur Tablosu

    Tarsus’ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, görkemli bir şölen havasında kutlandı. Renkli kortejler, coşkulu marşlar ve birbirinden yaratıcı gösterilerle adeta bir bayram şenliğine dönüşen etkinlikler, büyük küçük herkesi büyüledi.

    Miniklerin enerjisi ve heyecanı, Tarsus Atatürk gösteri Merkezi ı neşe ve gururla doldurdu. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Tarsus, Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu özel günü en güzel şekilde taçlandırdı.

    Tarsus’ta 23 Nisan Destanı: Çocuklara ve Barışa Adanmış Bir Gün

    Mersin’in kültür, tarih ve medeniyetler kenti Tarsus, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, adeta masalsı bir atmosferde kutladı. Tarsus Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenler, Türkiye’ye örnek olacak nitelikteydi. 27 Aralık 2018 tarihinde Başkanlığını Ali Boltaç’ın yaptığı  Tarsus Belediyesi tarafından halkın hizmetine sunulan bu görkemli Atatürk Gösteri Merkezinde, çocuklar başroldeydi; neşe, umut ve barış her köşeye yayıldı.

    Protokol ve Halk El Ele

    Etkinlik, Tarsus Kaymakamı Kaymakam Mehmet Ali Akyüz'ün ’nın halkı ve çocukları selamlamasıyla başladı. Garnizon Komutanı ve Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç birlikte Tören alanındaki çocukları ve Tribündeki Tarsus Halkı sevgiyle selamladı.

    Törene Mersin milletvekilleri, Tarsus Belediye Başkanı, İlçe Milli Eğitim Müdürü, daire amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve binlerce vatandaş katıldı. Protokolün halkla iç içe olması, bayramın ruhuna yaraşır şekilde birlik ve beraberliği gözler önüne serdi.

    Sahnede Çocuklar, Gönüllerde Türkiye

    Minik yüreklerin sahne performansları ise görülmeye değerdi. Halk oyunlarından şiirlere, tiyatrodan müzik dinletilerine kadar birçok gösteri büyük beğeni topladı. Kültür Merkezi çocukların neşeli sesleriyle yankılanırken, salonda bulunan herkes geleceğe dair umutlarını tazeledi.

    Saygu Duruşu ve İstiklal marşının gür sesle söylemi sonrasında Milli Eğitim Müdürü’nden konuşma gerçekleştirildi.

    Milli Eğitim Müdürü’nden Duygusal Konuşma

    Tarsus İlçe Milli Eğitim Müdürü yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

    “Bugün burada sadece bir bayramı değil, geleceğimizi, barışı ve umudu kutluyoruz. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı gün, bizim sorumluluğumuzu da artırmaktadır. Çocuklarımızın yüzü güldüğünde, bizler de geleceğe umutla bakabiliyoruz. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak, her çocuğun potansiyelini ortaya koyabileceği bir sistem inşa etmek boynumuzun borcudur.”

    Çocukların yeteneklerini sergilediği danslar, şiirler ve halk oyunları gösterileri izleyenleri kendine hayran bıraktı. Tarsus Belediyesi’nin özenle hazırladığı etkinlik alanları, dev bayraklar, balonlar ve rengarenk süslemelerle adeta bir masal diyarına dönüştü. Bu muhteşem organizasyon, Tarsus’un ne kadar özel bir şehir olduğunu bir kez daha kanıtladı. 23 Nisan coşkusunu Tarsus’ta yaşamak, çocukların saf mutluluğuna tanık olmak gerçekten paha biçilemez bir deneyimdi. Tarsus, 23 Nisan’ı en güzel kutlayan şehirlerden biri olarak bir kez daha tarihe geçti!

    23 Nisan Nedir? Neden Önemlidir?

    23 Nisan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve egemenliğin halka verildiği tarihtir. Aynı zamanda dünyada çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayramdır. Atatürk’ün ileri görüşlülüğüyle 23 Nisan, çocuklara ithaf edilerek barışın, kardeşliğin ve geleceğin simgesi haline gelmiştir.

    Dünya Çocukları İçin Ne Yapmalı?

    Bu özel günün sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada çocukların bayramı olarak kutlanması için şu adımlar atılabilir:

    Her ülkede 23 Nisan  çocuk bayramı teşvik edilmeli.

    Uluslararası çocuk festivalleri yaygınlaştırılmalı.

    Çocuk hakları konusunda küresel farkındalık kampanyaları artırılmalı.

    Kültürel değişim programları ve kardeş okul projeleriyle dünya çocukları bir araya getirilmeli.

    Tarsus’tan Tüm Dünyaya Mesaj

    Tarsus’taki 23 Nisan kutlamaları, sadece bir tören değil; barışa, kardeşliğe ve çocuklara adanmış bir mesajdı. Kültür Merkezi’nde yankılanan alkışlar, geleceğin mimarlarına duyulan güvenin en net göstergesiydi. Bu yıl Tarsus’tan yükselen çocuk neşesi, tüm Türkiye’ye hatta dünyaya umut oldu.

    yilmazparlar@yahoo.com


    9 Nisan 2025 Çarşamba

    EKAV’dan Sanatın Büyüleyici Dünyasına Yolculuk-Yılmaz Parlar

     

  • ANASAYFA EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV
  • SAĞLIK GÜNCEL MAGAZİN SİNEMA KÜLTÜR SANAT


  • EKAV’dan Sanatın Büyüleyici Dünyasına Yolculuk

    İçsel Yansımalar’ Sergisi ile Ruhun Derinliklerine Yolculuk

    "İnci Aksoy’un Vizyonuyla 34 Yıldır Sanata Işık Tutan EKAV, Türkiye ve İngiltere’den Sanatçıları Bir Araya Getirdi"

    Türkiye’nin kültür ve sanat dünyasında ilham verici bir figür olarak öne çıkan, aynı zamanda iş dünyasının en güçlü kadınlarından biri olan İnci Aksoy’un kuruculuğunu üstlendiği EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı, bir kez daha sanatseverleri büyüleyen bir sergiye ev sahipliği yapıyor.

    EKAVART Gallery’de açılışı gerçekleşen “İçsel Yansımalar (Inner Psyche)” isimli uluslararası karma sergi, sanatın ruhu iyileştiren ve dönüştüren gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.

    Sergi, insan ruhunun derinliklerine uzanan, psikoloji, duygusal dışavurumculuk ve sembolizm akımlarını harmanlayan bir anlatım sunuyor.

    Türkiye’nin öncü kültür ve sanat kurumlarından Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı (EKAV), kurucusu İnci Aksoy’un öncülüğünde, 34 yıldır sanatın dönüştürücü gücünü toplumun her kesimine ulaştırıyor.

    Türkiye’nin en başarılı iş kadınlarından biri olan ve sanata olan tutkusuyla tanınan Aksoy, EKAV’ı “Sanat Geliştirir, Sanat İyileştirir, Sanat Birleştirir” vizyonuyla bir marka haline getirdi.

    Sanatın Gücüyle İyileşmek ve Birleşmek

    EKAV’ın Büyüleyici Mirası

    “İçsel Yansımalar (Inner Psyche)”, Ruhun Labirentlerinde Yolculuk



    Sezin Aksoy’un küratörlüğünde düzenlenen “İçsel Yansımalar” karma sergisi, Türkiye ve Birleşik Krallık’tan 16 sanatçıyı bir araya getirdi.

    Sergi, psikoloji, duygusal dışavurumculuk ve sembolizm  akımlarından beslenerek, insan bilinçaltının derinliklerine ışık tutuyor.

    Sanatçılar, sosyal kimliklerin yarattığı baskıları, insan psikolojisindeki kırılmaları ve duygusal dönüşümleri farklı tekniklerle ele alıyor. Sergide, ışık ve rengin insan ruhundaki yansımaları adeta bir şölene dönüşüyor.

    Her bir eser; bilinçaltının sessiz çığlıklarını, toplumsal rollerin birey üzerindeki baskısını ve ruhsal dönüşümü izleyiciyle buluşturuyor. Farklı teknikler ve disiplinlerin bir araya geldiği bu özel sergi, sanat aracılığıyla içsel keşfin kapılarını aralıyor.

    “İçsel Yansımalar”8 Mayıs 2025’e kadar Ekavart Gallery’de sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.



    Yasemin Vardarlılar’ın Büyüleyici Seramik Evreni “Başka Neler Mümkün?”

    Sergide yer alan dikkat çeken isimlerinden ressam ve seramik sanatçısı Yasemin Vardarlılar.

    Eserlerinde izleyiciyi gerçeklikten koparıp hayali bir yolculuğa çıkarıyor.

    Gerçekliğin dışına çıkaran “Bu fiziksel yaşamın ötesinde başka hangi sihirler var?”

    “Başka neler var?” gibi soruların peşinde koşan Vardarlılar, son serisinde beden ve ruhun uyumunu sorguluyor.

    “Ya bedeniniz ruhunuzla birlikte genişleyebilseydi?” sorusunu yönelten sanatçı, çalışmalarında insan bedeninin ve kimliğinin metamorfozunu şiirsel bir dille yansıtıyor. Eserlerindeki çok katmanlı yapı, ruh ve bedenin farklı evrenlerdeki dansını gözler önüne seriyor.

    EKAV,  Sanatın İyileştirici Gücüne İnanan Bir Çatı

    Adı sanata, eğitime ve toplumsal duyarlılığa adanmış bir yaşamla özdeşleşen İnci Aksoy, EKAV’ı 1991 yılında sadece bir vakıf olarak değil, geleceğin sanatçılarına umut veren bir vizyon merkezi olarak kurdu.

    Sanatı herkes için erişilebilir kılma hedefiyle yola çıkan Aksoy, bu süreçte sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da büyük saygı kazandı.

    İnci Aksoy’un liderliğinde EKAV, sanatla büyümek, gelişmek ve iyileşmek isteyen herkes için bir yuva oldu. Onun vizyonu ve emeği sayesinde, "Sanat Geliştirir, Sanat İyileştirir, Sanat Birleştirir" mottosu sadece bir söz değil, EKAV’ın hayata geçirdiği her projede hissedilen bir gerçeğe dönüştü.

    Sanatı toplumla buluşturma misyonuyla hareket ediyor. Bağış makbuzu ile çalışan vakıf, düzenlediği etkinliklerden elde ettiği gelirleri genç sanatçıların eğitimine aktarıyor.

    Ekavart Gallery, her geçen gün büyüyen programıyla, Türkiye’nin kültür sanat hayatına yön veriyor.

    “Sanat, sınırları olmayan bir dildir. EKAV ise bu dilin en güçlü temsilcilerinden biri.”

    Süzer Plaza’da Ritz Carlton Oteli altında bulunan Ekavart Gallery, kar amacı gütmeyen bir sanat merkezi olarak, genç yeteneklere burs desteği sağlıyor ve sanatseverlere unutulmaz sergiler sunuyor.

    Galerinin yalnızca bir sergi mekânı değil, aynı zamanda bir kültür platformu olarak büyümesi, EKAV’ın sanata olan tutkusunun ve vizyoner duruşunun en büyük kanıtı.

    “İçsel Yansımalar” sergisi, 8 Mayıs 2025’e kadar sanatseverleri Ekavart Gallery’de bekliyor.

    yilmazparlar@yahoo.com.