saglik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saglik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2021 Çarşamba

Türk Kanser Derneği Meme Kanseri Erken teşhis-Yılmaz parlar Haberi

  

  • ANASAYFA EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV
  • SAĞLIK GÜNCEL MAGAZİN SİNEMA KÜLTÜR SANAT

  • MEME KANSERİNDE ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ


    Meme Kanserinde Erken Teşhis Anahtardır. Hayat Kurtarır


    Her sekiz kadından birini etkileyen, kadınlarda en çok teşhis edilen ikinci kanser, meme kanserinde; Erken teşhisi için tarama muayenelerinin amacı, meme anormalliklerini mümkün olduğunca erken tespit etmektir. Meme kanseri erken bulunursa, daha fazla tedavi seçeneği var.  Hayatta kalma şansı daha yüksek. Dünyada meme kanseri erken evrede tespit edilen kadınların ilk beş yılda hayatta kalma oranı yüzde 93 veya daha yüksek.

    Yönetim Kurul başkanlığını Burak Duruman’ın yaptığı Türk Kanser Derneği 05 Ekim 2021 Salı günü Şişhane Merkez binasında yaptığı basın toplantısı düzenledi. 

    Meme Kanserine Dur Diyoruz başlıklı basın toplantısına başkan Burak Duruman, Medikal Onkolog Uzm. Dr. Esat Namal, Genel Cerrah Zeynep Civelek Çaynak, ses sanatcısı Betül Demir, Davranış Bilimleri Uzmanı Aşkım Kapışmak, İş İnsanı Revna Demirören katıldı.

    Kanser Dernek Başkanı Burak Duruman yaptığı açıklamada; Her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanma riski olduğunu, 2020 yılında yaklaşık 2.3 milyon yeni meme kanseri vakası ile meme kanseri, akciğer kanserini geçerek dünya genelinde en yaygın tanı konulan kanser olduğunu söyledi.

    Verdiği rakamsal rakamlara göre yeni vakaların %11.7’sini kapsadığını, yaşam kaybına neden olan kanserlerde meme kanseri %6.9 ile (685.000  yaşam kaybı) 5. Sırada olduğunu ifade etdi.

    Kanserde, özellikle meme kanserinde erken teşhisin hayati önemi kanıtlanmış bir gerçektir



    Burak Duruman “ En çok görülen kanser türü olmasına rağmen kansere bağlı yaşam kaybında 5. Sırada olması bizlere taramaların önemini göstermektedir. Düzenli yaptırılan taramalar sayesindememe kanseri en erken evrede tespit edilebilmekte ve tamamen tedavi edilebilmektedir diyebiliriz.

    Fakat ne yazık ki 2020 yılında ülkemizi de etkisi altına alan koronovirüs salgını sebebi ile vatandaşlarımızın taramalarını yaptırmayı ihmal ettiğini görüyoruz.” Dedi. Duruman

    Erken teşhis için kadınlarımızın taramalarını ihmal etmemelerini Türk Kanser Derneği olarak pandemi sebebi ile taramalarını ihmal eden vatandaşlarımızı Ücretsiz taramalarına yönlendirebilmek, erken teşhisin hayati önemini anlatıp kanserde farkındalık yaratabilmek için Ücretsiz Kanser Taraması Hizmet Araçları projesini hayata geçirdiklerinin altını çizdi

    Duruman “Türkiye genelinde İllerimize bağlı ilçe belediyeler ile iş birliği yaparak araçlarımız ile haklımızla buluşuyor ve kayıtlarını alıyoruz. Sağlık ekiplerimiz tarafından kaydı alınan vatandaşlarımızı bulunduğu ildeki en yakın anlaşmalı olan özel hastanelere taramaları için gönderiyoruz ve bu taramaları halkımız Ücretsiz olarak bu hastanelerde yaptırabiliyorlar.” Şeklinde projelerini açıkladı.



    Genel Cerrah Zeynep Civelek Çaynak, 40 yaşından itibaren her yıl mamografi taraması yaptırmaların önemine dikkat çekdi. İnsanların mamogramların önemini bilmesi gerektiğini vurguladı,

    Medikal Onkolog Uzm. Dr. Esat Namal Düzenli olarak kontrolların yapılmasını  Kanserin erken teşhis edilmesiyle hayatı kurtarabilir olmasını bir kere daha hatırlatdı.

    Kanser derneğibe destek veren Revna Demirören  “Kadınlarımızdan taramalarını ihmal etmemelerini, üyesi olduğum Türk Kanser Derneği’nin sunmuş olduğu ücretsiz taramalardan yararlanmalarını rica ediyorum. Her zaman vatandaşlarımızın yanında olan Türk Kanser Derneği’ne teşekkür ediyorum”  dedi

    Ses sanatcısı Betül Demir Doğru bilgilendirme çok önemli olduğundan Doğru bilgilendirme yapan Türk Kanser Derneğinin destekcisi olacağını söyledi.   Davranış Bilimleri Uzmanı Aşkım Kapışmak yine kadınlarımızın taramaların yaptırmalarını erken teşhisin çok önemli olduğunu tekrarladı.

    yilmazparlar@yahoo.com


    21 Kasım 2020 Cumartesi

    Çöpsüz Sokaklar


  • ANASAYFA EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV
  • SAĞLIK GÜNCEL MAGAZİN SİNEMA KÜLTÜR SANAT
  • Çöpsüz Sokaklar

    Çevre Dostu Yunuslar

    Avrupa Ekonomi Senatörü ve Alipour Group GmbH Yönetim Kurulu Başkanı Iraj Alipour, Türkiye’deki yatırımların yanı sıra sosyal sorumluluk bilinciyle Çevre Dostu Yunuslar Derneğini kurarak “Çöpsüz Sokaklar” sloganıyla, çevrenin temiz tutulması konusunda çocukların eğitilmesine destek olmaktadır.



    Dernek faliyetlerin başında farkındalık yaratarak çocuklarda çevre bilincinin oluşması, özellikle eğitici yeni yazılım oyunları gelmektedir. Çocuklar üzerinden Büyüklere mesaj olacak bu asil hizmetin, bir yabancı tarafından, Türkiye Sokakların temiz olma arzusunu büyük takdir ve hayranlıkla karşıladık ve Alipour Group GmbH Yönetim Kurulu Başkanı Iraj Alipour’u ofislerinde ziyaret etdik.

     Avrupa Ekonomi Senatörü ve Alipour Group GmbH Yönetim Kurulu Başkanı Iraj Alipour ile yaptığımız söyleşide; Türkiye’deki yatırımlarını hızlandırdığını, Teknoloji, yazılım, ilaç ve yeni Ar-Ge ürünlerine dayalı farklı şirketlerden oluşan Almanya merkezli Alipour Group’un 30 yıllık geçmişi olduğunu öğrendik.

    Faliyetlerini sorduğumuzda; Son 3 yıldır Türkiye’de ticari faaliyetlerini sürdürmeye başladığını, özellikle Ar-Ge’ye dayalı yeni nesil teknolojik ürünlerin Türkiye’de üretilmesi ve ihracatı için çalıştıklarını dile getirdi.  

    Geliştirdiği ürünler arasında, nano teknoloji içeren underbold isimli sertleştirilmiş ve ekolojik yol kaplama malzemesi ile KOBİ’lerin kendi enerjilerini üretmeye destek olacak, yeni nesil rüzgar gülü konusunda bilgiler verdi.

    Rüzgar gülü, Almanya ve İsviçre’den transfer edilen teknoloji ile üretim yapacak, ayrıca atıkların kompost hale getirilmesiyle elde edilen yüksek katma değerli ürün de Türkiye’de üretilerek, dünyaya satılacak, olması yüzümüzü güldürdü.

    Tüm yatırımlarını Türkiye’de yapma kararı alan Alipour Group “3 yılı aşan araştırma-geliştirme çalışmalarımızla elde edilen ve patentli ürünlerin tamamı Türkiye’de üretilecek.” Diyen Yönetim Kurulu Başkanı Iraj Alipour, Halen probiyotik özellikler içeren, bakteri ve virüs bulaşmasını önleyici “dezenfektan kabini” ve yine özel tasarımlı, virüs ve bakteri öldürücü “hava temizleme cihazı” üretimi için yatırımlarını hızlandıracağı bilgisini paylaştı.



    Türkiye’de farklı şirketler kurduklarını ve patent ve marka tescilleri bulunan ürünleri, Türkiye’de üreteceklerini açıkladı. Alipour, “Türkiye’nin son 20 yılda alt yapısı çok gelişti. Türkiye güçlü bir ülke. Amacımız ürettiğimiz bütün ürünleri dünyaya satmak.” Dedi.

    Avrupa Ekonomi Senatosu hakkındaki sorumuza; Avrupa Ekonomi Senatosu (European Economic Senate-EES)’in Yönetim Merkezi Münih’de olduğu söyledi.

    “Genel Başkan Dr. Ingo Friedrich. (Dr. Ingo Friedrich, 1979-2009 arasında tam otuz yıl Avrupa Parlamentosu’nda senatörlük yaptı. 2007-2014 döneminde de Parlamento Başkan Yardımcılığı’nı yürütdü.) Avrupa Parlamentosu’nda 49 Senatör var. Avrupa Konseyi’nin 2014-2019 döneminde Başkanı olan, Jean-Claude Juncker’de seçkin üyeler arasında 

    Almanya, Avusturya, İsviçre, Çek Cumhuriyeti gibi farklı ülkelerin, Avrupa Parlamentosu’na seçilmiş üyeleri de üyeler arasında. 

    Microsoft Almanya, Audi, Almanya Telekom, UBS Almanya, Deutsche Bank gibi dünya çapında şirketlerin başkan ve CEO’ları da Avrupa Ekonomi Senatosu’nun üyeleri” gibi bilgler aldık.


    yilmazparlar@yahoo.com


    15 Eylül 2020 Salı

    Kozmetikde Arıcılık Ürünleri-BEE O propolis-Yılmaz Parlar




    Kozmetikde Arıcılık Ürünleri

    Bal, arı sütü, polen, arı ekmeği, propolis, balmumu gibi biyolojik olarak aktif maddeler bakımından zengin içeriğe sahip doğal ürünler olan arıcılık ürünleri, sadece gıda ilaç değil, aynı zamanda mükemmel bir kozmetik ürünüdür. 



    Arıcılık, türev ürünleriyle tedavi (apiterapi) medikal sektörün ve gıda sektörün yanı sıra kozmetik sektöründe gözbebeği durumunda yaygın olarak gelişmiştir.

    Türkiye'nin ilk ve tek en büyük propolis üreticisi BEE’O ürün gamını, içeriğin temeli arıcılık olan yeni cilt bakım ürünlerinleriyle zenginleştirdi.

    Günümüz arıcılık ürünleri, tüm dünyada tıp endüstrisinde ve diyet beslenmesinde ve kozmetikte güçlü bir yer edinmiştir.
    Arı ürünlerinin yüksek biyolojik aktivitesi, onları birçok kozmetik ürününün vazgeçilmez bir bileşeni haline getirmiştir.

    “Sözleşmeli Arıcılık Modeli” ile Anadolu’nun değerli arı ürünlerinden oluşan inovatif ve katma değerli % 100 doğal karışımlar, tabletler, damlalar, sprey, shot ve şuruplar üreten, Türkiye’nin ilk ve tek yerli inovasyon ödüllü propolis üreticisi BEE’O Propolis, yeni Apicare cilt bakım ürünleri serisini tanıttı.


    Zoom Basın toplantısında, BEE’O Propolis’in kurucularından, Genel Müdür Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı, yeni ürünlerin sunumunu gerçekleştirdi. 


    Uluslararası Bal Komisyonu üyesi, TSE Ayna komite üyesi ve Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO) arı ürünleri standardı komisyonu üyesi olan Aslı Elif Tanuğur Samancı, Türkiye’de arıcılık sektörüne yaptıkları yatırımları, propolis, arı sütü, polen, arı ekmeği ve ham bal gibi değerli arı ürünlerinden ve bunların insan sağlığı ve beslenmesindeki önemini vurguladı.


    BEE’O Propolisi, 2013 yılında, Ziraat yüksek mühendisi- arıcılık uzmanı Taylan Samancı ve Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ile birlikte İTÜ ARI Teknokent'te KOSGEB AR-GE desteği ile kurduklarını belirten Aslı Elif Tanuğur Samancı, 2013 yılında 10 arıcı ile başladıklarını, bugün 4000 sözleşmeli üretici ile 450.000 arı kovanına ulaştıklarını belirtdi.


    6.000 metrekarelik tesisleri, 160’tan fazla çalışanı ile Türkiye'nin en büyük propolis, arı sütü, arı ekmeği, polen ve ham bal üreticisi olduklarını ve 14 farklı ülkeye ihracat yaptıklarını belirten  Samancı, Anadolu propolisi bir dünya markası yapmayı hedeflediklerini açıkladı.





    Tanuğur Samancı, "Şu anda ürünlerimiz, doğrudan satışın tüm avantajlarını online alışveriş keyfiyle birleştiren e-ticaret sitemiz www.beeo.com.tr'de ve Hipermarket zincirler başda olmak üzere 3.000’in üzerinde perakende satış noktasında, ayrıca BEE'O UP markasıyla 25.000 eczanede yer almaktadır.

    Amerika'da ise BEE&YOU markamız  e-ticaret sitemiz uygulama ile ürünlerimize  her an, her yerde 7/24 ulaşmalarını kolaylaştıran, www.beeandyou.com üzerinden, Amazon, Wallmart, E-bay'de ve CVS eczane zincirleri ile 3.500 perakende satış noktasında ürünlerimiz satılmaktadır.” Şeklinde satış hakkında bilgileri verdi.
    Güney Kore, Almanya, Hollanda, Belçika, İsveç, İngiltere, Fransa, Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Dubai, Kıbrıs ve Suudi Arabistan gibi ülkelere de ihraçları olduğu, 7 yıllık firma oluş süreçlerinde, 33 farklı ulusal ve uluslararası ödüle layık görüldüklerini aktardı.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da arı ürünleri konusunda Ar-Ge merkezi olarak tanımlandıklarını, yeni cilt bakımı serisi ürünleri geliştirmek için eczacı, kozmetolog, gıda mühendisi, biyolog ve kimyagerlerden oluşan 15 kişilik bilimsel ekip ile 2 yıl süren Ar-Ge projelerine 3.000.000 TL bütçe ayırdıklarını sözlerine ilave etdi.

    İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden mezun Tanuğur Samancı, aktif bileşen içeren benzersiz bir formüle sahip çok amaçlı ürünleri hakkında bilgilendirmede; “Türkiye’de ilk kez propolis ve mineral çinko içeren doğal mineral filtreli, kimyasal filtre içermeyen, tamamen doğal bileşenlerden oluşan, patentli cilt bakım ürünlerimizi geliştirdik. Güneş kremi çeşitleri, nemlendirici vücut losyonu ve bebek pişik kremi ürettik. Arıcılık ve arı ürünleri ile ilgili yatırımlar yapmaya, katma değerli inovatif yeni ürünler geliştirmeye devam ediyoruz.”




    BEE’O Apicare Vücut Güneş Kremi


    Propolis ve çinko minerali ile güneşin zararlı ışınlarına karşı doğal koruma sağlayan vücut güneş kremimiz her cilt tipine uygun olması ile öne çıkıyor. Kemiklerimiz ve cildimiz güneşten yararlanırken, zararlı UVA ve UVB ışınlarını filtre eden propolis ve mineral çinko ile fark yaratan krem, tamamen doğal formülü ile paraben ve renklendirici madde içermiyor. Ürünümüz SPF 30 koruma özelliği gösteriyor. Üründe etken madde olarak, propolis ve mineral çinkonun yanında, shea yağı ve aleo vera da bulunuyor. Bu doğal bileşimi ile, cilde yumuşaklık kazandırırken, kuru ve hasar görmüş ciltler için aktif, onarıcı ve koruyucu bir rol oynuyor. Aynı zamanda cildin su kaybetmesini önlemeye destek oluyor.’’ diye açıklamada bulundu.


    BEE’O Apicare Yüz Güneş Kremi


    Tanuğur; ‘‘Artık yaz kış cildimizi güneşten korumamız çok önemli. Cilt kırışıklıklarının ve lekelerinin sebebinin güneş olduğu biliniyor. Doğal içeriği ile güneş lekelerine karşı koruyucu etki sağlaması için özel olarak ürettiğimiz yüz güneş kremimiz, propolis, çinko, B5 vitamini, zeytinyağı, aloe vera ve shea yağı içeriyor ve formülünde paraben ve renklendirici bulunmuyor. Güneşin zararlı UVA ve UVB ışınlarına karşı %100 doğal koruma sağlıyor. İçeriğindeki doğal bitkisel yağlar, vitaminler ve propolis ile cildinizi güneşten korurken beslemenin en doğal yolu.’’ dedi.


    BEE’O Apicare Çocuk Güneş Kremi


    Tanuğur; ‘‘Çocuk güneş kremimiz, 50 SPF güneş koruma faktörü ile çocukların narin ve hassas ciltleri için gereken ekstra korumayı sağlıyor. Propolis, çinko, B5 vitamini, E vitamini ve shea yağı ile formüle ettiğimiz ürünümüz, tamamen doğal, paraben ve renklendirici içermiyor. Çocuklar için %100 doğal koruma sağlıyor. Doğal bileşimi ile, cilde yumuşaklık kazandırırken, kuru ve hasar görmüş ciltler için aktif, onarıcı ve koruyucu bir rol oynuyor. Aynı zamanda cildin su kaybetmesini önlemeye de destek oluyor. Mineral çinkonun suya dayanıklı özelliği ile ciltte sürekli bir bariyer oluşturan krem, özellikle uzun süre güneşe maruz kalan çocuklarda annelerin yeni tercihi olacak.’’ diye açıkladı.


    BEE’O Apicare Güneş Sonrası Losyonu


    Tanuğur, güneş sonrası losyonu ile ilgili ‘‘İçeriğindeki E vitamini, aloe vera, shea yağı ve susam yağı ile cilde anında ferahlık ve bakım sağlayan ürünümüz, tamamen doğal bileşenlerden oluşuyor, paraben ve renklendirici içermiyor. Formülünde bulunan propolis ve bitkisel yağlar ile hassas ciltler dahil her cilt yapısına uygun olan losyonumuz, cildin nem dengesini korurken, pürüzsüz ve parlak bir görünüm sağlıyor. Özellikle kuru ciltlerde görülen pullanmayı azaltarak, deri esnekliğinin geri kazanılmasına destek oluyor. Kuru veya hasar görmüş cildin görünümünü̈ de iyileştirirken, kızarıklık ve tahrişi azaltıyor.’’ dedi.


    BEE’O Apibaby Pişik Kremi 


    Tanuğur, bebek pişik kremi ile ilgili şunları ifade etti; ‘‘Propolis, mineral çinko, B5 vitamini, shea yağı ve jojoba yağı ile formüle edilen ürünümüz, bebeklerin hassas ve narin cildi için, çok özel bir bakım sağlıyor. Tamamen doğal bileşenlerden oluşması annelerin içini rahatlatıyor. Her bez değişiminde kullanıma uygun, kolayca sürülebilir özellikte bu ürün, renklendirici, paraben ve parfüm içermiyor. İçeriğindeki propolis ve mineral çinko ile antibakteriyel, antifungal ve antioksidan özellik göstererek pişik oluşumunu önlemeye ve ciltteki tahrişi gidermeye yardımcı oluyor. B5 Vitamini ve shea yağı ise, cildin nemlendirilmesine ve beslenmesine katkı sağlarken, cilt yüzeyindeki kızarıklara karşı da koruyucu özellik gösteriyor.” dedi.


    Modern bir insanın hayatı kozmetik olmadan düşünülemez. Modern tüketici, doğal içeriklere dayalı formülasyonları tercih etmektedir. Kozmetik kavramı sadece kozmetik ürünleri değil, aynı zamanda bazı eksiklikleri gidermeye yönelik prosedürleri de cilt hastalıklarının önlenmesi, cilt yaşlanmasının önlenmesi vb. İçerir.


    Bal, modern kozmetikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Cildin beslenmesini normalleştirir, kan dolaşımını ve metabolik süreçleri uyarır, hasarlı cildin yenilenmesine yardımcı olur, mikroorganizmalar dahil olmak üzere olumsuz çevresel faktörlerin etkisine karşı direnci artırır.


    Lokal bağışıklığı sağlayan hücrelerin potansiyeli artırılarak cilt gençleşir ve hücre yenilenmesi hızlanır. Arı sütünün protein, yağ, çeşitli vitamin ve hormon içeren kozmetik ürünlerde kullanılması cilt hücrelerinin yaşamsal işlevlerinin iyileştirilmesine yardımcı olur.


    Polen içeren kremler ve losyonlar oldukça besleyici ve antiinflamatuardır. Cildi erken yaşlanmaya karşı iyi korurlar. Arıcılık ürünleri ve kullanımları tüm insan vücudu üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir, bağışıklık sistemini güçlendirir. Arı sütü, propolis, polen, arı zehiri hemen hemen tüm bilinen vitaminleri ve birçok minerali içerir.


    Arının endemik bitkilerde dahil olmak üzere çiçeklerden topladığı içerikler Cildin sıkılığını ve elastikiyetini geri kazandırmak ve yaşa bağlı değişikliklerin neden olduğu yaşlanma ile mücadele etmek için yoğun besleyici kompleks sağlar.Tazelik ve sağlık hissi verir

    yilmazparlar@yahoo.com

    20 Şubat 2020 Perşembe

    Biyosötik Teknoloji transferi-Mas İlaç Yatırım A.Ş.-Zada Pharmaceuticals-Yılmaz Parlar



    İlaç Mucitlerinden Harikalar
    Bilgi ihraç ediyoruz.
    İnsanlık sizi unutmayacak-Ülke sizden gurur duyacak
    Biyosötik Teknoloji transferiyle, akademik çalışmalarını toplum için insanlık için en faydalı ürünlere dönüştüren hizmetiniz ve geliştirme önceliği verdiginiz dünyada en çok sayıdaki kanser ve şeker hastalığı alanlar üzerine olması hasta ve yakınlarını sevindireceği gibi parlak fikirleriniz ülke ekonomik kalkınmasına katkı sağlıyacakdır.




    Spektral Holding iştirakı olan Mas İlaç Yatırım A.Ş. ve Balkanların Ar-Ge hususunda en önde gelen firmalarından Zada Pharmaceuticals arasında bir manti-karsinojenik, iki-antidiyabetik, bir antiviral, bir anti-enflamatuar ve bir pro-somatropik formulasyon içeren patent portfolyosunun lisans sözleşmeleri imzalandı.


    Mucitleri Erdal Can Alkoçlar ve Metehan Yeşil in olduğu, Mas İlaç Yatırım A.Ş. 130 ilaç patentinin inhisari lisans haklarına sahip. Zada Pharmaceuticals ile geliştirme önceliği verdiği alanlar kanser ve şeker hastalığı üzerine olduğunu belirten firma yetkilileri ilk faz ilaçların raflarda yerini bulmasından sonra hedeflenen alan akut viral ve bakteriyel enfeksiyonlar olarak belirlendiğini söylediler.


    Spektral Holding Yönetim kurul başkanı ve CEO’su Göksel Gürsoy ile ofislerinde konu ile bilgi aldık.


    İki Müslüman ülke arasındaki ilk biyosötik teknoloji transferi olan bu lisans devirleri sayesinde 6 patentin koruduğu 32 bileşenden elde edilecek 24 ilaç ruhsatı 2 ay içinde onaylanıp ürünlerin ilk 10 tanesinin 3 ay içinde önce Bosna da sonra Benelüks ülkeleri ve Batı Avrupa genelinde piyasaya sürülecektir.


    Şubat 2020 İstanbul Ticaret Odası Meclis Toplantısında, Çin’de çıkan virüs nedeniyle ekonomiye olumsuz etkilerinin konuşulması üzerine İTO İlaç ve Tıbı cihazlar Komite 8’den Veysi Cengiz Balçık, Türkiye’ye maske satan Çin firmaların, Türkiye’den maske alımından söz etdi. Çin’in agresif rekabetinden dolayı kapanan fabrikalarımız özellikle ilaç sektöründe olan firmaların zarar etselerde, Devlet himayesinde varlığını sürdürmelerini ve kötü günlerde ürünlere ihtiyaç olduğunu söylemesi ve kendi kendine yetinen ilaç ihtiyacında dış ülkelere mecbur olmıyan her türlü ilacın yerli olarak üretilmesi arzu edildiğinde, 130 ilaç patentinin inhisari lisans haklarına sahip Spektral Holding iştiraklarından Mas İlaç Yatırım A.Ş.’ye takdir ikiye katlanıyor.


    Spektral Holding Yönetim Kurul Başkanı Erdal Can Alkoçlar ve CEO’su Göksel Gürsoy, Özellikle Müslüman ülkelerin ilaç teknolojisi ve biyosötik Ar-Ge konusunda bağımsızlıgı için tam kapasite çalıştıklarını,Türkiye nin bu konuda gerek beyin potansiyeli gerekse kollektif organizasyon kabiliyeti bakımından rahatlıkla doğal liderliğini üstlenecek bir ülke olduguna inandıklarını ve cok kısa sürede benzeri Ar-Ge işbirlikleriyle bu güzel başlangıcı taçlandırmak istediklerini belirttiler.


    Mucit Spektral Holding Yönetim kurul başkanı Erdal Can Alkoçlar’a kanser oluşumu hakkında nedenleri sorduğumuzda;  Alkoçlar “Kansere, genlerde biriken hasar neden olur.  Bu gibi değişiklikler, genetik meyile bağlı olarak veya kansere neden olan bir maddeye maruz kalma nedeniyle olabilir. Kansere neden olan maddelere kanserojen denir.  Bir kanserojen, tütün dumanındaki belirli moleküller gibi kimyasal bir madde olabilir.  Kanserin nedeni çevresel ajanlar, viral veya genetik faktörler olabilir. Bununla birlikte, kanser vakalarının çoğunda hastalığı tek bir nedene bağlayamayacağımıza dikkat etmeliyiz. Kanser risk faktörleri kabaca; yaş, cinsiyet, kalıtsal genetik bozukluklar ve cilt tipi gibi biyolojik veya endojen faktörler çevresel olarak, örneğin radon ve UV radyasyonuna ve ince partiküllü maddelere maruz kalma birçok kimyasal, radyoaktif madde ve asbest gibi kanserojenler dahil olmak üzere mesleki risk faktörleri yaşam tarzıyla ilgili faktörler sıralanabilir. Kansere neden olan yaşam tarzıyla ilgili faktörler şunlardır: Sigara, alkol, Güneş ışığında UV radyasyonu nitritler ve mangalda üretilen gıdalarla üretilen poli aromatik hidrokarbonlar gibi gıda ile ilgili bazı faktörler.” Şeklinde özetledi.


    Yaşam ortamları sorumuz üzerine; Alkoçlar, biraz daha teknik bilgiler verdi. “Asbest lifleri, katran ve zift polinükleer hidrokarbonlar örneğin, benzopiren Bazı metal bileşikleri Bazı plastik kimyasallar örneğin Vinil klorür Bakteriler ve virüsler kansere neden olabilir:, Helicobacter pylori gastrit yapan H. pylori HBV, HCV hepatite neden olan hepatit virüsleri HPV insan papilloma virüsü, değişikliğe neden olan papilloma virüsü, örnek Servikal hücreler EBV Epstein-Barr virüsü, boğaz lenfoidinin iltihabına neden olan herpes virüsü. Radyasyon kansere neden olabilir: iyonlaştırıcı radyasyon (örneğin, X-ışını radyasyonu, toprak radonu iyonize olmayan radyasyon, güneşin ultraviyole radyasyonu. Bazı ilaçlar kanser riskini artırabilir: Bazı antineoplastik ajanlar, bazı hormonlar bağışıklık yetmezliğine neden olan ilaçlar. Meme kanserinin yüzde 5-10'unda genetik yatkınlık, hastalığın ortaya çıkmasında önemli rol oynamaktadır. Özüne bakıldığında tüm kanserlerin oluş sebeplerinden bağımsız olarak vucut tarafından baskılanamama nedenleridir.


    Vucut tarafından baskılanamama nedenlerini soruyoruz; “Üç başlık altında toplanabilir; Pro-apoptopik enzim ekspresyon defektleri; İmmün sistem işlev ve ekspresyon defektleri ve insulin direncinin tetikledigi kronik hiperinsulinemi” Çok detaylı teknik bilgileri verdi. Ancak sektör içinde ve konuyla ilgili olanların anlıyabileceği çok teknik bilgileri içerdiğinden yazmak istemedik.


    İlacın basitce özelliği; Metabolik ve parakrinal kanser tetikleyici unsurlarla eşzamanlı mücadele edici nitelikte formule edilmiş formulasyonu, hem konvansiyonel kemoterapinin anti-karsinojenik etkisine katkıda bulunmakta hem de kemoterapinin saç dökülmesi iştah ve kilo kaybı kronik agrılar ve nöropati gibi olumsuz yan etkilerini minimize etme amacı taşıdığı bilgisini aldık.


    Masa üzrinde bulunan Kıbrıs ve Türk bayrak flaması dikkatimizi çekdi. Kıbrıs’a da yatırım yapacaklarını söyledi.


    yilmazparlar@yahoo.com

    4 Nisan 2019 Perşembe

    Türk Kanser Derneği -erken teşhis ve tanı-Yılmaz Parlar



    Kanser Dernekleri Elele Çalışmalı


    Dünya Kanser Haftası nedeniyle Farkındalık yaratmak ve erken tanının önemine dikkat çekmek kapsamında yapılan toplantıda Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman “Kanser Dernekleri Elele Çalışmalı” dedi




    Dünya Sağlık Örgütün “Kanserde Erken Teşhis Rehberi” raporunda bildirilen “Kanserden ölümlerin ana nedeni teşhiste yaşanan gecikme” göz önünde tutulduğunda; “Her sekiz kadından birinin meme kanseri” olduğu erkeklerin prostat kanseri vakaların artdığı günümüzde, erken teşhis ve tanı sayesinde meme kanseri olma riskinin yüzde 10 oranında gerilediğini, yüzde 100 tedavisi olan meme kanserinde erken teşhis çok önemli ama bunun için farkındalık yaratmak olduğunu her platformda dile getiren Türk Kanser Derneği 1-7 nisan Kanser haftası kapsamında 02 Nisan 2019 Salı günü Yeniköy Sait Halim Paşa yalısında erken tanının önemine dikkat çekmek adına farkındalık toplantısı düzenledi.





    Toplantıya Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, Başkan yardımcısı Asuman Dayı, Türk Kanser  Derneği Başkan Yardımcısı - Genel Cerrah Op. Dr. Murat Atay, Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp, Florence Nightingale Hastanesi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. M. Refik Killi, Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tek, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Füsun Tokatlı, Türk Kanser Derneği üyeleri, Kanser tedavisi gören iyileşen, tedavi görmekde olan hastalar, sanat ve cemiyet hayatının seçkin isimleri katıldılar.




    Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, Kadınların kansere karşı mücadelesine dikkat çekecek, farkındalık yaratacak, Tarama, tanı ve tedavi süreçlerine destek sunacak projeleri hakkında bilgiler verdi.


    Yılda 165 bin kişiye yeni kanser teşhisi konuluyor. Bu artarak devam edecek. O nedenle kanserden korkmayın geç kalmaktan korkun dedi Kadınların taramalarını düzenli olarak yaptırmaları gerektiğini bildirdi. Duruman ayrıca dernekte erken tanı, tedavi, tedavi takip programları, psikolojik destek, hasta hakları, onkoloji koçluğu gibi birçok hizmeti ücretsiz olarak verdiklerini açıkladı.





    Kansere yakalanabiliriz ama birçok kanser türünde erken tanıyla beraber kurtulma oranlarımız çok yüksek. Meme kanserinde erken tanı yüzde yüze yakın oranda hayat kurtarıyor. Derneğimiz şu ana kadar 3 milyona yakın insana dokunmuş. Kamu statüsünde olduğumuzdan her yerde halkımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bedenimizden daha değerli hiçbir şeyimiz yok. Her şey bekler ama sağlığımız asla diyoruz. Korkmamalı ve taramalarımızı muhakkak yaptırmalıyız" şeklinde vurgu yaptı.


    Erkek, kadın, çocuk hiçbir kısıtlaması yok. Kanser vakaları özellikle genç yaşlara inmeye başladı. Kanserlerin yüzde 35-40'ı gençler arasında görülüyor. Özellikle testis kanseri vakaları çok arttı. Kapımız bu vakalarla çalınıyor. Gençlerimizin özellikle cep telefonlarını çok fazla üzerlerinde taşımamaları ve mümkün olduğunca uzak durmaları lazım. Vatandaşlara, Türk Kanser Derneği'nin internet sitesinde yer alan risk değerlendirme formunu doldurmalarını öneriyorum" dedi.





    Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp: Safra yolları, karaciğer kanseri, rahim kanseri ve ciddi bir cilt hastalığı melanom kanserlerin bilgisini vererek, bunları bilmek, dolayısıyla bireye özgü tarama programlarını yapmak, kanserde erken tanıda daha başarılı olmamızı sağlayacak önce farkındalık olduğunu söyledi


    Medicana İnternational İstanbul Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Füsun Tokatlı, "Kemoterapi, immünoterapi, cerrahi yaklaşımların dışında radyoterapideki yenilikler çağ atlamış durumda. Özellikle hedefe yönelik tedavi, tümörü tam hedeften vuran tedavi cihazlarımızla biz hem yüksek doza çıkabiliyoruz hem de etrafındaki normal dokularımızı maksimum koruyabiliyoruz. Radyoterapi cihazlarının en önemli özelliği tedavileri çok kısa sürelere indirmiş olmasıdır. Yani hasta, tedavi sırasında 2-3 dakika yatıyor.  Bu neticede tümörü daha iyi takip edip tümör yer değiştirmeden onu daha iyi vurabiliyoruz. Aynı zamanda görüntülemedeki yenilikler de bize bu konuda çok yardımcı oluyor" bilgileri verdi


    Medicana International Ankara Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tek ise kanserin eskiden kalp hastalıklarından sonra en sık görülen hastalık olduğunu fakat artık Amerika’da en çok görülen birinci hastalık ve dünyanın en ciddi sağlık sorunlarından biri olduğunu belirtti. Kanserin türü ve sıklığının toplumdan topluma değiştiğini ifade eden Tek, "Dünyada her yıl 14 milyon insan kanser oluyor. 8 milyonu da kanserden ölüyor. Ülkemizdeki kanser sıklığı arada bir yerde. Yani Avrupa'dan az ama doğudan fazla. Kanserin yüzde 10'u gibi az bir oranı genetik etkenlere bağlı. Ülkemizde kanser sıklığı erkeklerde biraz daha fazla" dedi

     Medicana Sağlık Grubu Kurumsal İletişim Direktörü Kurtuluş Okutan, kanser tedavisi gören hastaların yakınlarının, tedavi sürecinde çok önemli bir rol üstlendiği, hastaların fiziksel bakımından psikolojik gereksinimlerine, ilaçlarının takibinden beslenmesine kadar hemen tüm ihtiyaçlarının karşılanmasında en büyük desteği sağladıklarını söyledi

    Kanserden ölümlerin ana nedeni teşhiste yaşanan gecikme bilgisine yer verilen Dünya sağlık örgütü raporunda, kanserde erken teşhiste, toplum bilincinin artırılması, kanser tedavisi için sağlık çalışanlarına ve sağlık merkezlerine yatırım yapılması ile kanser hastalarının güvenli ve etkili tedaviden yararlanmasının önemi vurgulanmaktadır. Akciğer kanserinden sonra, dünyada görülme sıklığı en yüksek olan meme hücrelerinde başlayan kanser türü Meme kanseri bilgilendirme toplantılarının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.


    Toplantı sonrası Telekurye Dağıtım ve kurye hizmetleri A.Ş. ortakları Asuman Dayı ve Cazibe Dayı ile yaptığımız söyleşide yoğun işleri olmasına rağmen bireysel sorumluluk duyarak böylesine topluma hizmet veren Derneğe severek zaman ayırarak her türlü çalışmalara katıldıklarını takdirle karşıladık. Ayrıca Kanser hastalığını yenen Kazananlar Kulübü üyeleriyle söyleşi gerçekleştirdik. Türk Kanser Derneği sayeside tadavi olduklarını vefa borcu olarak dernekde aktif rol aldıklarını öğrendik. Kendilerinin mutluluk gülümseyen yüzleriyle görüntüledik.


     yilmazparlar@yahoo.com

    17 Ağustos 2018 Cuma

    Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği -TOFD-Yılmaz Parlar


    TOFD’DEN GÖNÜLLÜLERE VEFA 

    1998 yılından bu zamana kadar, öncelikle omurilik felçlileri olmak üzere, tüm ortopedik engellilerin tıbbi, mesleki, ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümlerine yönelik ulusal ve uluslararası alanlarda çalışmalar yapan, Bakanlar Kurulu kararıyla “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsünde hizmetlerini sürdüren Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği 15 Ağustos 2018 Çarşamba akşamı Ataköy Genel Merkez bahçesinde düzenlediği etkinlikle Gönüllüleri bir araya getirdi.


    Gerçekleşen etkinliğe, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) Genel Başkan Ramazan Baş, Genel Başkan Yrd. Semra Çetinkaya, Tüm Türkiye’de 1.350 kişinin üzerinde çeşitli seviyelerde omurilik felçlisi olduğu, 2.100 kişi üzerinde üyesi bulunan derneğin gönüllüleri ve çok sayıda üyeleri, Sanat, Siyaset, İş Dünyasının önemli isimleri katıldılar.


    Gecenin sunuculuğunu, tecrübesiyle, performansıyla dikkat çeken, özel etkinliklerin ve protokol sunumların başarılı ismi İlke Duyan üstlendi. Şıklığıyla göz dolduran sunucu Duyan, Ulusal ve Uluslar arası engelli hakları ile ilişkili genel nitelikteki temel hak ve özgürlükler ve Engelli İstihdamıyla İlgili Politikaların hazırlanmasında yaptığı unutulmaz dernek çalışmaları olan, TOFD Genel Başkanı Ramazan Baş’ı açılış konuşma yapması için davet etdi. Ramazan Baş Destekçi gönüllülere teşekkür içeren duygulu kısa konuşma yaptı.


    Uzun yıllarca destek veren isimlerden, Prof Dr. Oğuz Özyaral, hukuk kurulundan Naci Gürbüz ve  Proje Danışmanı - Eğitmen Deniz Özdikmenli’yi takdim etdi.


    Manş Denizi yüzerek geçen üçüncü, ve 1979 yılından sonra ilk yüzen kadın, 11 saat 29 dakika ile en iyi derece ünvanına sahip, Bengisu Avcı’ya  Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği için 3 akülü tekerlekli sandalye amacıyla hedefine ulaşmasından dolayı plaket verdi.


    Görme engelli Selim ve Kerim Altınok kardeşler mükemmel konser verdiler, Gecenin sunucusu İlke Duyan zaman zaman Solist olarak eşlik etdi.


    Flamenko Dansların Kraliçesi ünvanına sahip, İspanya'nın güney bölgelerinden doğan, Flamenko dans eğitmeni Melis Cangüler’de son derece anlamlı, vücut hareketlerini ve yüz ifadelerini kullanarak en derin duygularını ifade eden, büyüleyen İspanyol solo dans formu Flamenko dansıyla geceye renk katdı. Sonrasında da Olcay Boleli sahne aldı.


    Gece içilen meşrubat kapakları özel ambalaj toplama kutularına atıldığını görünce; Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’nin ihtiyaç sahibi engelli vatandaşlara medikal malzeme dağıtımı için plastik kapak birikimi Kampanyası çağrışım yaptı.

    Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’nin 2011 yılından bu yana başarı ile yürüttüğü plastik kapak kampanyası dahilinde derneğe başvuruda bulunan Türkiye’nin 81 ilindeki ihtiyaç sahibi engelli vatandaşlara medikal malzeme dağıtımı yapıyor.
    Plastik kapak kampanyasına katılmakla, ortopedik engelli birinin yaşamını kolaylaştıran hayatlarına özgürce devam etmelerine yardımcı olabilineceğini hatırlamakda yarar var. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğince yürütülen bu kampanyada toplanan kapakların geri dönüşümü sayesinde elde edilecek gelirin tamamı;  akülü ve manuel tekerlekli sandalyesine kavuşmayı bekleyen binlerce kişiyi hayatla buluşturacağını unutmamak lazım.

    Derneği birincil hedeflerinden biri, yeni oluşabilecek kalıcı sakatlıkların önlenmesi ve toplumun bu alanda bilgilenmesini sağlamaktır. Türkiye'de 150 bin üzerinde omurilik felçlisinin olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakamın % 90''ı tekerlekli sandalyeye ve bir başka kişiye bağımlı yaşamak durumunda kalmaktadır. Çoğunlukla trafik kazaları, yüksekten düşme, sığ suya balıklama atlama, ateşli silahla yaralanma, iş kazaları, hastalıklar (omurga tümörü, omurga ve omurilik enfeksiyonları, yumuşak doku hastalıkları – bel ve boyun fıtıkları) vb. omurilik felcine neden olmaktadır. Gerek yetersiz rehabilitasyon, gerekse çevresel koşullar (mimari engeller ve ulaşım sorunları) çoğunlukla tekerlekli sandalye bağımlısı olan omurilik felçlilerinin bağımsızlığını kısıtlamakta, üretici konuma geçip, toplumsal ve ekonomik yaşama katılımlarını engellemektedir. Bu sorunların çözümünü Dernek bir bütün olarak ele almaktadır. TOFD Başkan Ramazan Baş ve yönetim ekibi sayesinde ses getirmekteler.

    Geceye sponsor olan, Hakan işlekel-Bahadır işlekel kardeşler sucuk ve köfteleri, Wish More ve Onur Marketler Zinciri Pastayı üstlendiler. Yine pek çok toplumsal sorumluluk projelerde varlık gösteren Sultan su geceye hayat verdi. Masamızı paylaştığımız Sultan su Türkiye satış müdürü Erdoğan Aktaş ile yaptığımız söyleşide Sultan suyu   gönüllerin sultanı olarak görüyor. Uludağ’da 2070 rakımdan çıktığı ph değerinin naturel olarak nötr olduğunu aktardı.
    Işık üniversitesi, Upwatch, Radisson Blu, Plates Akademi, Tek Yürek Grubu, Artella, Bahçeşehir Koleji ve Kabataş Lisesi destekleriyle etkinlikde yer aldılar.

    yilmazparlar@yahoo.com